Sana plastik bir su şişesinden farkım olmadığını anlatmama gerek yok değil mi, dedi Paula. Canı isteyen herkesin alıp bir yudum içtiği bir şeyden farksızdım.
Bir kadın çok ama çok uzun zaman önce bunu yapmaya karar vermiş, artık hepimiz yapıyoruz bunu, dedi. Eğer bir yerde ölü bulunursak herkes bizim kaçırıldığımızı bilecek böylece. Bu bizim işaretimiz. Sigara yanıklarını birer mesaj.
Eğer kimseye bir şey söylemezsen o şey hiç olmamış sayılırdı. Birisi elbette bir gün, hakkında bir şarkı yazacaktı gerçi. Bilmemen ya da hakkında konuşmaman gereken her şey en nihayetinde bir şarkıda karşına çıkardı.
Annemin kestiği domatesin, babamın ince dilimlere ayrılan kalbi olduğunu bilirdim. Ön kapıya yaslanıp bedenini ahşaba dayadığında o kapı bile babamın sırtı olurdu. Sandalyeler onun kucağıydı. Kaşıklar ve çatallar, elleriydi.