Bir işe başlamaya gerek olmadığını düşünüp aptalca kaçırılan zamanların ve hatta çeyrek dakikaların miktarını
toplayınca bir yılda inanılmaz ölçülere vardığını unutmayalım.Öğlen yemeklerinin her zaman geç yenmesinden şikayetçi olan François d'Aguesseau bir gün eşine bir kitap verir. Yemeği beklediği çeyrek dakikalarda yazdığı bir kitaptır. Beş on dakika için bile olsa konsantre olup bir
paragraf okumak, birkaç satır ilerlemek, bir kitabın ön sözünü okumak ne kadar da kolay değil mi?
Tefekküre hareketi eklemek çok önemlidir. Çünkü hareket sayesinde kalıcı alışkanlıklar kazanır, istenmedik
hillerimizi değiştiririz. İnsan doğasının zararlı eğilimlerinden kurtulabilmenin yolu kendimizi kontrol etme yolunda
harekete geçerek başarılı olmaktır.
Derin düşünme bir zarurettir ancak tek başına da yetersizdir. İnsanın dağınık haldeki güçlerini bir gaye için birleştirir ve atılım sağlar. Fakat şişirecek bir yelken bulamayıp gücünü doğru yolda kullanamadan sönen kuvvetli rüzgarlar
gibi içimizde uyanan duygular da etkin bir faaliyet için kullanılmazsa hiçbir işe yaramadan sönebilir. Faal biçimde
yapılan çalışmalar gencin hafızasında hatıra olarak kalırsa alışkanlık gibi yavaş yavaş kendine yer eder.