Sinem

Sinem
@currerbell8
Öğretmen
Yüksek Lisans
7 Kasım 1998
8 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·148 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 14:44
Kitabın başlarında, ana karakter Siddharta’nın o "tanrısal" ve "egoist" duruşu okuyucu olarak beni bile kendisinin çok yüce olduğuna inandırdı ve bu karakterin sürekli bu düzlemde ilerleyip bu çizgiden asla şaşmayacağından emindim. Ancak daha sonra kente gidip her türlü şevk ve ihtirasa yenik düşüp aslında ne istediğini hiç bilmeyen şımarık bir çocuk gibi davranmasıyla o eski kibir ve zihinsel gurur yok olmaya başladı ve daha önceden küçümsediği insanlara ,çocuk-insan’a, dönüştü. Burada büyük ölçüde karakterden uzaklaştım ve hatta sinir oldum bile diyebilirim :D Kayıkçı Vasudeva’nın yanına gidip onunla yaşadığı deneyimler favorim oldu. Kimseden öğrenemediği birtakım olgunluğu bu başta önemsiz gibi görünen kayıkçıdan öğrenmesi (aslında Vasudeva onu sadece dinledi, tek verdiği öğüt “nehri dinle” idi). Sonunda da ona çok benzeyen biri olması, daha sonra da Govinda’ya aynı kayıkçı gibi yaklaşması detayını hoş buldum. O eski sürekli yadırgayan, eleştiren, kendini herkesten üstün gören Siddharta sonunda aynı nehir ve kayıkçı gibi yargısız ve sakin bir aynaya dönüştü. Kendini arama yolculuğu son buldu, artık bir "birey" olmaktan çıkıp "evrenin kendisi" haline geldi.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Sinem

, bir kitap okudu
8/10
·148 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 14:44
·
2026 6. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47bin okunma
“Beklemeye devam ediyoruz. Bir kadın geçiyor. Elimizi uzatıyoruz. “Zavallı çocuklar. Size “verebileceğim bir şey yok.” Saçlarımızı okşuyor. “Teşekkür ederiz.” Bir başka kadın iki elma veriyor, bir diğeri bisküvi. Bir kadın geçiyor. Avuç açıyoruz, duruyor: “Dilenmeye utanmıyor musunuz? Evime gelin, size göre ufak tefek işler var. Odun kesmek, toprağı küremek gibi. Bu işleri yapmaya gücünüz yeter. İyi çalışırsanız size çorba ve ekmek veririm.” “Sizin için çalışmak istemiyoruz, hanımefendi. Ne çorbanızı içmek ne ekmeğinizi yemek istiyoruz. Aç değiliz.” “Öyleyse neden dileniyorsunuz?” “Nasıl bir şey olduğunu anlamak için, bir de insanların tepkisini gözlemliyoruz.” “Pis serseriler! Üstelik ukalalar da!” diye bağırarak uzaklaşıyor. Eve dönerken, bisküvileri, çikolatayı, elmaları ve parayı yolun kenarındaki uzun çalılıkların arasına atıyoruz. Saçlarımızdaki okşayışı atmak mümkün değil.”
Savaş ortamında büyüyen çocukların bulundukları koşullara daha iyi adapte olabilmek adına etraflarında olan biten her şeye kayıtsız kalma çabaları: “Sözcükleri duymaz, hatta beynimize ulaşmaz hale gelinceye kadar tekrarlıyoruz. Her gün yarım saatlik böyle bir alıştırmadan sonra, sokaklarda dolaşıyoruz. İnsanları bize hakaret etmeye zorluyoruz, sonunda kayıtsız kalabildiğimizi fark ediyoruz. Ama eskiden kalma sözcükler de var. Annemiz bize, “Canlarım. Aşklarım. Mutluluğum. Tapılacak bebeklerim” derdi. Bu sözcükleri hatırlayınca gözlerimiz doluyor. Bu sözcükleri unutmalıyız, çünkü artık kimse bize böyle şeyler söylemiyor, bu sözcüklerin anısı da taşınamayacak kadar ağır. Böylece alıştırmaya başka bir yönden başlıyoruz. Şöyle diyoruz: “Canlarım. Aşklarım. Sizi seviyorum… Sizi hiç terk etmeyeceğim. Yalnızca sizi seveceğim… Her zaman… Sizler benim için hayatsınız… Tekrarlamaktan sözcükler anlamlarını yitiriyor, içerdikleri acı da dinmeye başlıyor. ”
1000Kitap

Sinem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·153 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 09:22
·
2026 5. kitabı
Agota Kristof
8.9/10 · 152 okunma