ÖZETLENMİŞ İNCELEME
Puan vermedi·128 syf.·
2026 15. kitabı
ÖZETLENMİŞ İNCELEME Vitruvius’un Gölgesinde Kalan Kadın: Ralph Fox’un “Roman ve Halk”ında Eril Evrensellik ve Edebiyatta Kadının Yokluğu Özet Ralph Fox’un “Roman ve Halk” (1937) eseri, Marksist edebiyat eleştirisi içinde, kapitalist yabancılaşmaya karşı “Bütünlüklü İnsan” (The Whole Man) idealini öne çıkaran temel bir metindir. Ancak, Fox’un bu ideali inşa ederken temel referansı olan Rönesans hümanizmi ve onun simgesi “Vitruvius Adamı”, görünüşte evrensel, özünde ise derin bir şekilde eril (masculine) bir özne tasarımıdır. Bu makale, Fox’un “epik kahraman” ve “Bütünlüklü İnsan” arayışını, Vitruviusçu bir erkeklik kurgusu olarak feminist bir perspektiften eleştirmeyi amaçlamaktadır. Argümanımız, Fox’un evrensel olduğunu varsaydığı “İnsan” kategorisinin, aslında Batılı, erkek ve burjuva bir özneyi merkeze alarak, kadını bu evrensellik anlatısının dışına ittiği veya onu ikincil, tamamlayıcı bir konuma hapsettiği üzerine kuruludur. Makale, öncelikle Vitruvius Adamı imgesinin tarihsel ve cinsiyetçi doğasını ortaya koyacak; ardından Fox’un bu imgeyi edebiyat teorisine nasıl aktardığını ve bunun “kahraman”, “yaratıcı deha” ve “tarihin öznesi” gibi kavramları nasıl eril bir şekilde kodladığını analiz edecektir. Son olarak, bu eril evrensellik iddiasının, edebiyat tarihi ve eleştirisinde kadın yazarların, karakterlerin ve deneyimlerinin sistematik olarak “yok sayılması”, marjinalleştirilmesi veya çarpıtılarak temsil edilmesiyle nasıl doğrudan bir ilişkisi olduğu, Virginia Woolf, Simone de Beauvoir ve Elaine Showalter gibi feminist teorisyenlerin çalışmalarına atıfla gösterilecektir. Fox’un kapitalizm eleştirisi değerli olmakla birlikte, önerdiği estetik ideal, ataerkil tahayyüllerle iç içe geçmiş olduğu için, kadının edebi ve tarihsel varlığına dair kapsayıcı ve
Roman ve HalkRalph Fox · Ayrıntı Yayınları · 201915 okunma
Toplu yorum :)
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
#KayıpZamanınİzinde #MarcelProust 2904 sayfa Uzuun bir yolculuktan sonra merhaba! Fransız edebiyatının modern başyapıtıyla geldim ben :) 7 kitaptan oluşan Kayıp Zamanın İzinde serisinin ilk kitabını okuduktan sonra yorum yapmış ve toplu yorumu en sonda yapacağımı söylemiştim. Roman yazarın geçmişi hatırlama çabasıyla başlıyor. Yedi kitaptan oluşan bu seride yazarın küçüklüğünden yaşlılığına değin yaşadıklarını okuyoruz. İlk kitapta yazar, doğduğu Combray kasabasında ve anne öpücüğünü almadan uykuya dalamayan bir küçüktür. İkinci kitapta ergendir ve ilk kez aşkla ve sanatla tanışır. Üçüncü kitapta yazar ailesi ile Paris'te taşınır ve burada Fransız sosyetesinin o kibirliği soğuk karanlık yüzüyle karşı karşıya kalır. Bunu ve smobizmi Dreyfus olayıyla hicveder. Dördüncü kitapta tanıştığı Baron sayesinde eşcinsellikle yani toplumsal yasakların Arzu arzulanabilirliği ile yüz yüze gelir. Besinci kitapta ​Marcel, kaçmasından korktuğu Albertine’i Paris’teki evine adeta hapseder. Kitap tamamen kıskançlık, denetim arzusu ve aşkın tutsak edici yanına odaklanır. Altıncı kitapta Albertine evden kaçar ve Marcel'in pişmanlık dolu acılarına tanık oluruz. Tam bir melankolik yengeç erkeği. Yedinci kitapta ise yıllar geçer, Brinci Dünya Savaşı yaşanır ve Marcel yaşlanmış olarak Paris’e döner. Bir davette eski dostlarının ne kadar yaşlandığını görünce zamanın acımasızlığını fark eder. Ve burasıdır zaten sorguladığı daha doğrusu hatırlamaya başladığı yer. Keza kitap bu noktada başladığı yere geri döner. Proust bu romanına ruhunu kazandıran felsefeyi aynı zamanda akrabası olan Henri Begson'a borçludur. Bergson'un felsefesinde saatle ölçülebilir olan mekanik zaman gerçek zaman değildir. Gerçek zaman süre anlamındaki Dure ile ifade edilir. Mekanik zamanda zaman sadece ileri akarken
Felsefe
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,404 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ji bo dîroka mirovahiyê nerîne ke nû!
Puan vermedi
Dîroka Veşartî ya Jinan – Sheila Rowbotham Ev pirtûk, yek ji berhemên herî girîng ên dîroknasîya femînîstî ye, ku di sala 1972’an de hatîye weşandin û niha jî wekî çavkanîya bingehîn tê hesibandin. Nivîskar Sheila Rowbotham, di vê xebatê de, 300 salên dawî yên dîroka Brîtanyayê dinirxîne û cih, rol û têkoşînên jinan di nav pêvajoyên aborî, civakî û siyasî de derdixe holê, yanî yên ku heta wê demê di dîrokê de hatibûn paşguhkirin an jî veşartin. Rowbotham nîşan dide ku çawa pêşketina kapîtalîzmê, guherîna avahîya malbatê, dabeşkirina kar û desthilatdariya baviksalarî, bi hev re cihê jinan di civakê de diyar kirine. Ew îspat dike ku bindestbûna jinan ne rewşek xwezayî ye, lê encama guherînên dîrokî ye: -Di serdema destpêka kapîtalîzmê de, jin ji karên kêrhatî hatin dûrxistin, karên wan wekî “nekar” hatin binavkirin û nirxê wan kêm hatîye dîtin. - Têkoşînên jinan ji bo mafên xwe “mafê dengdanê, mafê xwendinê, mafê kar û mûçeyek wekhev, mafê kontrolkirina jiyana xwe ya zayendî” bi berfirehî têne şîrove kirin. - Têkiliya di navbera çîna civakî û rewşa jinan de jî bi zelalî tê vekolîn: rewşa jina karker û jina çîna navîn her çend cûda be jî, herdu di bin bandora desthilatdariya mêran de bûn. Nivîskar bi zelalî û zimanekî hêsan, lê kûr, nîşan dide ku jin ne tenê mexdûrên dîrokê bûn, lê di her qonaxê de li hemberî vê rewşê berxwedanî kirine û guherînên mezin bi dest xistine. *Yekem xebatên ku dîrokê ji çavê jinan dinirxîne û valahiyek mezin di dîroknasiyê de tije dike. * Têkiliya di navbera pergala aborî û rewşa jinan de bi awayekî rast derdixe holê. * Ne tenê ji bo zanyaran, lê ji bo her xwendevanekî jî têgihîştî ye. * Ev pirtûk bingeha tevgerên femînîstî yên paşerojê danîye û li ser gelek lêkolînên din bandor kirîye. *Piraniya naverok li ser Brîtanyayê ye; rewşa jinan li
Kadının Gizlenmiş TarihiSheila Rowbotham · Payel Yayınları · 201111 okunma
10/10
·610 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
BILLY MILLIGAN’IN ZİHİNLERİ ~ DANIEL KEYES İçerik; Biyografik roman 24 ayrı kişilik, tek beden İşlenen suçlar Yargı, tedavi, rehabilitasyon süreci Zihnin gücü Psikoloji, çoklu kişilik bozukluğu 608 sayfa Selam dostlar… #BillyMilliganınzihinleri epeydir bekliyordu kitaplığımda. Gecikmeli de olsa okudum ve bayıldım. Üç ayrı kitaba ayrılmış bölümlerle 608 sayfa. Puntosu küçük, sayfalar dolu dolu. Bir solukta okuyup bitiremeyeceğiniz kadar yoğun bir içeriğe sahip. Okudukça insan durup düşünüyor: Bu zihin dediğimiz şey nasıl bir mucize? İnsanın, beyninin derinliklerinde 24 ayrı kişiliği nasıl barındırdığını merak ediyorsunuz ister istemez. Billy Milligan çocukluğundan beri tuhaf anlar yaşadığını biliyordu. Bazen bir arabada kendine geliyor bazen ise günlerce uyuduğundan habersiz güne uyanıyordu. Aradaki bazı zamanlar kayıptı. Peki o zaman ne oluyordu? Kendi Billy kişiliği hariç içinde barındırdığından habersiz 23 kişilik devreye giriyordu. Onların da başta birbirinden haberi yoktu. Tehlike anında ortaya çıkan 23 yaşında Slav uyruklu Regan, kişilikleri tespit edip yönetimi ele alan yani “spot” dedikleri Billy’nin bedeninin yönetim mekanizmasına kimin geçeceğine karar veren 22 yaşındaki İngiliz Arthur, yoğun empati yeteneğiyle acılı anlarda devreye giren 7 yaşındaki David, üçkağıtçı ve çıkarcı 18 yaşındaki Allen, kilitlerden kurtulmada ve elektronikte usta 18 yaşındaki asosyal Tommy, 3 yaşında küçük bir kız olan Christine, ev işleri ve yemek konusunda söz sahibi olan 19 yaşındaki Adalina ve digeleri…Daha pek cok farklı kişilik özelliklerine sahip karakterler Billy’nin bedenini kullanıyor ama kendilerini farklı bir dile, dine, ırka mensup olarak görüyorlar. Ama bazılarının ortak noktası çok iyi resim yapmaları. Kimi sadece karakalem, kimi portre öteki ise manzara
Billy Milligan’ın ZihinleriDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 2020990 okunma
Spoiler içermez.
6/10
·360 syf.··
2026 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 13:57
Açıkçası pek keyifle okuduğum söylenemez. Hikayesini çok daha farklı beklemiştim, okurken epey sıkıldım ve çok öteledim bitirmeyi... Kitaptaki olay, bir çocuğun ağzından yani ana karakterimiz olan Scout’un bakış açısıyla anlatılıyor. Scout, avukat babası Atticus, ondan 4 yaş büyük abisi Jem ile yaşıyor. Anneleri Scout daha çok küçükken ölmüş. Bir de sürekli yanlarına gelen, hem evin çalışanı hem de çocuklarla ilgilenen bir yardımcıları var. Siyahi bir adam beyaz bir kadına t-cav*z etme suçundan suçlanır. Scout’un babası Atticus, bu davayı çözmek üzere görevlendirilir. O dönemde ırkçılık çok ciddi bir meseledir ve bu dava dolayısıyla Scout ve ailesi birçok olumlu, olumsuz şeyler yaşar. Kitap bu olay üzerinde ilerliyor. Çocukların saf, filtresiz ve her şeyi olduğu gibi gördükleri o bakış açısı hakim kitaba. Hepimize olduğu gibi küçükken hayata bakışımız, çevremizdeki insanları tanıyış şeklimiz ve gördüğümüz muamelelere verdiğimiz tepkilere benzer tepkilerle Scout'un yaşadığı yeri, olayları ve insanları gözlemliyoruz. Kitabın bir çocuğun gözünden anlatılması aslında okuyucuya ayrı bir sorgulama ve farklı bir perspektiften bakma imkanı sunuyor çünkü çocuklar dünyayı henüz kalıplar ve önyargılarla tam olarak şekillendirmemiştir. Bu yüzden yetişkinlerin normalleştirdiği bazı davranışlar, onların gözünde tuhaf ve anlaşılmazdır. Atticus karakteri bu tuhaflıklar ve anlaşmazlıkları çocuklara çok güzel açıklıyor her defasında. Kitap 2 kısımdan oluşuyor. Birinci kısım kitaba adapte olmak adına karakterler ve yaşayış stillerine odaklanılmış ancak bence gereksiz uzun tutulmuştu. İkinci kısımda ise artık asıl olaylara geçiliyor ve her şeyin sebebi ile sonuçlarını görüyoruz yavaş yavaş ama bence ikinci kısım çok havada kalmıştı, merak ettiğim hiçbir şeye değinilmemişti mesela öcü
1000Kitap
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,8bin okunma
Berfa Sor
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:54
Mehmet Dîcle mijara gerîla û dewletê bi çavên kesê sêyemîn girtiye dest. Nivîskar ji aliyê bikaranîna peyvan û vegotina mijarê de gelek sade û serkeftî ye. Di tu gotina xwe de nebûye alî, vegotina xwe li ser çavê sêyemîn vegotiye. Di bûyerên ku vedibêje de rastî û xeyal tevlihev dibe. Rêbaza ku bikaraniye vegotina wî bandortir dike. tevî ku romana yekemîn a nivîskar e jî, nivîskar ji bo wêjeya kurdî vegotine serkeftî ye pêşxistiye...
Kurdî
Berfa SorMehmet Dicle · Ziz Yayınları · 202326 okunma