“Mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. ‘Ya esen bir rüzgâr söndürür, ya siz üflersiniz, ya da sonuna kadar yanıp, kendiliğinden söner…’ dediğini hatırlıyorum. Kibritin alevi önünde sonunda söner ama başka bir kibrit yakma şansınız daima vardır.”
Her insanın, yaşamda çok istediği ancak sahip olamadığı şeyler vardır. Ya da sahip olup kaybettiği şeyler… Bazen de sahip olduğu ancak kurtulmak istedikleri…
Ey bu dünyanın inanmayanları, 92 yıl saltanat sürerek yaşadıktan sonra geçen eylül ayının bir salı günü, arkasında dinibütün bir Hıristiyan diye ad bırakarak ölen ve cenaze törenine bizzat Papa Hazretleri’nin geldiği, Macondo Krallığı’nın mutlak hâkimi Hanım Ana’nın gerçek öyküsüdür bu.