Bu toplum, ilahi prensiplerin oluşturduğu ilk İslam toplumunun hakikatini, ruhunu bünyesinde taşımalıdır. Ruh, anlayış, imani hakikat, hayat anlayışı, insanın varoluş gayesi, insanın bu alemdeki durumu, özellikleri, hakları, görevleri, birbirleriyle olan yanaşması açısından ilk İslam toplumuyla uygunluk gösterir. Fakat şekil, biçim ve kullanılan araçlar; zamanın değişip ihtiyaçların artmasıyla, refah anlayışının değişmesiyle ve benzeri bir yenilenme, İslam nizamının ölçüleri içinde, onun sabit ekseni etrafında, Allah'ın tek ilah olduğunun kabulü esasına, Allah'ın hiçbir işte ortağı olmadığı ilkesine uygun olmalıdır. Allaha ait bu özellerin en önemlisi ise, kullar için hüküm ve kanunlar koyma hakkına sahip olması ve insanları bu kanunlara boyun eğdirmesidir.
Bu yüzden İslam toplumunu oluştururken İslam fıkhına bağlı kalmak mecburiyetimiz yoktur. Bu fıkıhla bağları koparmamak şartıyla dayandığımız yer, İslam prensipleri, İslam nizamı ve genel ifadeyle İslam anlaşıdır.