Aynı zamanda erkek-kadın cinsinin özelliklerinin, ferdi ve genel insanlık karakterlerinin değişip bozulmamasıyla hayatın düzenli ve ölçülü olması arasında bir bağ bulunduğunu kabul ederek siyasi, iktisadi ve sosyal hayat tarzının da düzeltilmesini gerekli görür.
İnsanın genel karakterini, ferdin kişisel özelliklerini, kadın ve erkeğin kendine mahsus olan hususiyetlerini yok eden, insanı, makinanın bir parçası veya sürü içinde bir hayvan gibi kabul eden, kısaca insanı insan yapan özellikleri dikkate almayan üretim sistemlerinin tümünü de bizim düsturumuz reddeder.
Bizim sistemimiz, maddeden başka bir varlık kabul etmeyen materyalizmi reddeder ve edecektir de. Allaha hamt olsun ki bu nazariye bilimsel açıdan yıkılmış veya yıkılmak üzeredir.
Bu sistem, sanayi medeniyetini asla reddetmez çünkü O, zaten (Endülüs'ten) Avrupa'ya intikal eden ve Kilise tarafından sert bir tepkiyle karşılaşan bilimsel yöntemlerin gerçek sahibidir.
Daha önce de belirttiğimiz gibi Bilim ve Kilise arasındaki mücadele Kilise'nin ve (maalesef Avrupa'da din Kiliseye bağlı olduğu için) dinin hezimetiyle sonuçlanmıştır.