Dikkat Refakat Anısı İçerir. Okuyun Derim :D
Dün bir tanıdığıma refakat etmek için hastaneye gittim. Ciddi anlamda çok ağır bir operasyon geçirmişti. Servise 10 gün sonra yoğun bakımdan çıktığı ilk gün olduğu için çıtırdan contayı yakmıştı. Refakatçi olarak adamın karısı ve ben vardım. O mistik konuşmaları aklımda kaldıkça derledim. Ben baya güldüm refakat ederken, umarım sizde okurken gülersiniz :D E: Hasta olan Erkek K: Hastanın Karısı kişilerimiz bunlar :D 1) E) Yoğun bakım önünde ki köpekler neydi öyle? K) Gördün mü? E) Yok görmedim, sesinden biliyorum. :D 2) Ben adamın kızına WhatsApp dan fotoğraf video çekerken, çektiğimi fark etti ve şunu dedi: Donlu fotomu nerde paylaşcan? :D (OnlyFans açacam amca sana diyemedim, desem de anlamaz gerçi :D) 3) E) balgam çıkardı yuttu K) biz onu çıkar diye başında bekledik deli misin sen? E) Tamam vereyim sana bir tane balgam :D 4) Gece saat 3-4 suları karısına sesleniyor E) Pet şişe ver bana onu yicem :D K) Mehmet sen kafayı mı yedin pet şişeyi niye yiyon :D 5) Gecenin bir saatinde aniden kalkıp, yatağın ucunda ki ipi tutup kendini kaldırmaya çalıştı. K) Yattığı koltuktan kalkıp adamın elinde ki ipi aldı attı dedi ki Velet çocuk gibi oldun aynı ayyhhh ayyhhh :D Bi daha ameliyat mı olmak istiyorsun, olmak istiyorsan söyle ona göre davranayım :D 6) Saat 4:29 hastamız gözlerini belerterek bi çay demle dedi K) sabah olsun öyle kadın hiç gözlerini belertme gorkmuyom :D 7) K) Gözünü yum da uyu galbin dinlensin (sanki uyuyunca kalp çalışmıyor) :D 8) K:Söz dinleme gör sen
1000Kitap
Ulus-ötesi sermaye gruplarının, finans kapitalin ve lobilerin Amerikan iç siyaseti ile devlet kararları üzerindeki gücü, Amerikan siyasal sisteminin genetik kodlarında yer alan "yasal rüşvet" ve "kurumsallaşmış nüfuz" mekanizmalarına dayanır. Bu mekanizma, Amerikan anayasasının "hak arama" özgürlüğünü düzenleyen meşhur Birinci Maddesi arkasına gizlenerek, zamanla küresel sermayenin Washington’ı rehin aldığı devasa bir endüstriye dönüşmüştür. Amerikan siyasetinde paranın ve lobilerin rolü her zaman büyüktü; ancak sistemin tamamen kontrol dışı bir sermaye canavarına dönüşmesi, son yarım yüzyıldaki üç büyük kurumsal ve hukuki kırılmayla gerçekleşti. 1970'lere kadar sendikalar ve yerel gruplar siyasette daha etkiliydi. Ancak 1971 tarihli Federal Seçim Kampanyası Kanunu (FECA) ile Siyasi Aksiyon Komiteleri (PAC) yasal bir statü kazandı. Büyük şirketler ve finans çevreleri, adaylara doğrudan para aktarmak yerine bu komiteler üzerinden organize fonlar sağlamaya başladılar. Sermaye, dağınık halden kurumsal birer siyasi baskı unsuruna evrildi. Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin 2010 yılında verdiği "Citizens United v. FEC" kararı, ulus-ötesi sermayenin önündeki tüm yasal barajları yıktı. Mahkeme, şirketlerin ve sendikaların siyasi kampanyalara harcadığı parayı bir "ifade özgürlüğü" olarak kabul etti. Bu kararla birlikte "Super PAC" adı verilen yapılar doğdu. Super PAC'ler, bir adayın resmi kampanyasına doğrudan nakit veremezler ama o adayı desteklemek veya rakibini karalamak için sınırsız ve ucu açık harcama yapma hakkına kavuştular. Bu, küresel finans kapitalin Amerikan seçimlerini açık artırmayla satın alabilmesinin önünü açtı. Günümüzde ulus-ötesi sermaye, paranın kaynağını gizleyen kâr amacı gütmeyen vakıflar (501(c)(4) kuruluşları) üzerinden siyasete yüz milyonlarca dolar
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
D eli akan suların yankılanır sesinde, İ htişamın gizlidir Mezopotamya kalbinde. C oşkuyla çağlarsın asırlardan beridir, L ütfunla beslersin bastığın her yeri, E fsane topraklara hayat veren nehir.

VincOperatörüDemir

@Kwmskwn
·
T anrı Dağından süzülen kutlu bir nefesle U yanır tarihin derin uykusu şanlı bir sesle. N öbettedir artık Tuna atalardan kalan bu izle A ndımız olsun Turana yürürüz çelik gibi bir özle.
Sağlıkla esenlikle Seyahat ya Rasulallah!
Hazret mihrapta ayak üzere dururken hemen Ebî Vakkas oğlu Sa'd hazretleri elimden yapışarak Hazret'in huzuruna götürüp, "Sadık âşığın ve müştak ümmetin Evliyâ kulun şefaatin rica eder" deyip Hazret'e götürdü. "Mübarek ellerini öp" deyince ağlamaklı olup mübarek ellerine küstahane dudaklarımı vurup heybetinden, "Şefaat yâ Resulallah" diyecek yerde, "Seyahat yâ Resulallah" demişim. Hemen Hazret tebessüm edip, "Allah'ım, şefaati, seyahati ve ziyareti sağlık ve esenlikle kolaylaştır" deyip Fâtiha dediler.
Türkiye Ekonomi-Politiğinde Elit Değişimi ve Deterministik Matris
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Aparat Mekaniğinin Krono-Politik Anatomisi (1952 - 2026) Türkiye Ekonomi-Politiğinde Elit Değişimi ve Deterministik Matris Modern Türkiye'nin makro-tarihsel patikası, salt iç siyasi rekabetlerin ya da lineer bir demokratikleşme anlatısının ürünü değildir. Karşımızda, küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları ile yerel sermaye savaşlarının asimetrik bir biçimde birbirinin üzerine katlandığı yüksek entropili bir matris bulunmaktadır. Bu matrisin en radikal motoru, devletin kurucu unsuru olan Rumeli ve Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve finansı Karadeniz, Kafkas ve Anadolu kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesidir. Bu elit ikamesi, yalnızca yasal bürokrasinin değil; yargı, emniyet, istihbarat ve informal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Bu süreçte hiçbir ideoloji, aktör ya da ittifak statik kalmamış; küresel sistemin bölgesel ajandası ile içerideki kliklerin hayatta kalma arzusu dönemsel aparatlar üzerinden enstrümante edilmiştir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin kurumsal kırılmaların, tasfiye mekanizmalarının ve büyük servet transferlerinin rasyonel ve deterministik bir dökümüdür. NATO Üyeliği ve Çevreleme Stratejisinin Kurumsal İmzası 18 Şubat 1952 Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre edildiği ve iç siyasi parametrelerin transatlantik barajına göre ayarlandığı kurucu eşiktir. Kurucu Rumeli eliti, bekasını Batı nizamına endekslemiştir. 27 Mayıs Askeri Darbesi ve İlk Sistemik Format 27 Mayıs 1960 Menderes yönetiminin son dönemindeki ekonomik sıkışmışlık ve SSCB ile yakınlaşma arayışları, ordu içindeki NATO eksenli
1000Kitap
Makro-Sistemik Dönüşümlerin Krono-Politik Analizi
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Makro-Sistemik Dönüşümlerin Krono-Politik Analizi (1945 - 2026) Ulus-devletlerin makro-tarihsel patikaları sıklıkla ya tamamen dışsal jeopolitik mühendisliklerle ya da salt iç dinamiklerin deterministik gelişimiyle açıklanır. Oysa Türkiye’nin modern ekonomi-politiği, bu iki düzlemin asimetrik bir biçimde birbiri üzerine katlandığı yüksek entropili bir matrise sahiptir. Küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları, içeride her zaman statik bir yapı bulmamış; aksine yerel sermaye savaşları, elit ikameleri ve kurumsal kırılmalarla çarpışarak şekillenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'nin 1945 sonrası dönemi, salt hükümet değişiklikleri üzerinden değil; devletin kurucu unsuru olan Rumeli/Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve sermayeyi Karadeniz ve Kafkas kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesi ekseninde incelenmektedir. Bu elit ikamesi, devletin yalnızca yasal bürokrasisini ve yargı mekanizmalarını değil, aynı zamanda informal ve illegal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin yapısal dönüşümün, yaşanan askeri/sivil darbelerin, ekonomik krizlerin, bölgesel askeri projeksiyonların ve küresel aparatların kullanım/tasfiye takviminin rasyonel bir dökümüdür. NATO Üyeliği ve İleri Karakol Fonksiyonu 18 Şubat 1952 İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin SSCB'yi çevreleme stratejisinin (Truman Doktrini) yapısal bir sonucu olarak Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre edildiği ve iç siyasi parametrelerin bu jeopolitik baraja göre ayarlandığı kurucu eşiktir. 27 Mayıs Askeri Darbesi ve Sistemik Reset 27 Mayıs
Tarih