Oysa günümüzde isimleri olmasa da hâlâ yedi tanrılı dine inanılır. Aşk için Aşk Tanrısı'na, bilgelik için Tilki Tanrıça'ya, ana koynundaki bebekler ve ölümün koynundaki insanlar için İkizler'e, bereket vermesi için Doğa Tanrıçası'na, acıların hızla anlatılması ve mutlulukların uzun sürmesi için Zaman Tanrısı'na dua edilir. Nadiren beladan korunmak için gizli gizli Kaos Tanrısı'na dualar edildiğine denk gelmiştim. Sanki yeteri kadar belası başımıza sarmamış gibi.
Sayfa 22 - Elbis·Kitabı okuyor
Alıntı
Bunun yolu da 12 Eylül faşist cuntasıyla açılacaktı…
Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısını kökten değiştirmek, denetimini tümüyle emperyalist ülkelerin denetimine vermek için 5 Ocak 79 Guadeloupe Zirvesi'nde alınan kararlar neydi? Anımsayalım: a) Türkiye'de uygulanan karma ekonomi anlayışının tamamen terk edilmesi, b) kamunun ekonomiden tamamamen çekilmesi, c) KiT'lerin özelleştirilmesi, d) tüm sübvansiyonların, devlet desteklerinin kaldırılması, e) sermayenin tamamen özgürleştirilmesi, f) kapitalist piyasa ekonomisinin önündeki tüm engellerin kaldırılması. Bütün bunlar, emperyalizmin "globalleşme", "neoliberalizm" dediği, başına "yeni" sözcüğü ekleyerek "yeniden" piyasaya sürdüğü, ama eskisinden çok daha fazla "emek sömürüsüne" dayanan, "emeğe kölelik", "sermayeye sınırsız özgürlük" getirmeyi hedefleyen uygulamalardı.
Sayfa 384 - İmge
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İppolit Kirilloviç konuşmasına sinirli bir ürperti içinde, alnıyla şakaklarından ter boşanarak, nöbet geçirir gibi bir halde başladı. Bunları sonradan kendisi söylüyordu. Bu konuşmayı tam bir chef d'oeuvre,⁴² hayatının chef d'oeuvre'ü, kuğunun son şarkısı sayıyordu. Gerçekten, dokuz ay sonra veremden giden İppolit Kirilloviç ölümünü önceden kestirebilseydi, son şarkısını söyleyen kuğuyla yaptığı benzetmede ne kadar haklı olduğunu anlardı. Konuşmasına bütün kalbini, olanca zekâsını döktü. Medeni duygulara ve "belalı" konulara da kişiliğine göre yabancı olmadığını göstermişti fukara... Konuşması bütün gücünü içten oluşundan alıyordu. İppolit Kirilloviç sanığın suçluluğuna yürekten inanmıştı. Görevi gereği değil, işlenen suç için "öç alma" isteğiyle, "topluluğu korumak" amacıyla suçlamıştı onu. Hatta İppolit Kirilloviç'e düşmanca duygular besleyen bayanlar çevresinde bile konuşmasının uyandırdığı olağanüstü etki inkâr edilemedi. Okumaya çatallı, zaman zaman kopuveren bir sesle başladı, ama az sonra sesi kuvvetlendi, bütün salonu doldurdu. Bitirdiği zaman neredeyse bayılacak haldeydi. — Sayın jüri üyeleri, diye başladı Savcı. Rusya çapında ilgi uyandıran bu davanın bu kadar üstünde durulacak, dehşete düşülecek nesi vardı, düşünmek gerekir; özellikle, böyle olaylara artık iyice alışmış olan bizim toplumumuz için! Esasen işin en korkunç tarafı bu derece meşum olayların bile bizim için dehşetini kaybetmiş olması. Falanca filancanın işlediği suçun değil, fakat bütün bunları kanıksamış olmamızın korkusunu duymak zorundayız. Böyle davranışlara, hiç de parlak olmayan bir yarına götüren bugünün bu çeşit olaylarına karşı kayıtsızlığımızın, onları hafiften almamızın sebeplerini nerede aramalı? Sinizmimizde mi, henüz pek genç toplumumuzda mı? Temellerine kadar sarsılmış ahlâk
Sayfa 923·Kitabı okudu
Seda ablamızdan ; yıkamazlar beni ıhıhıh :D
Bir insanın, yaşamın yaşamaya değer oluşuna ilişkin kaygısı, hatta umutsuzluğu, varoluşsal bir bunaltıdır. Ama kesinlikle bir ruh hastalığı değildir. Böyle bir şeyi ruh hastalığı terimiyle yorumlayan bir doktor, hastasının varoluşsal umutsuzluğunu, uyuşturucu ilaçlar yığınının altına gömebilir. Bunun yerine onun görevi, varoluşsal gelişim ve gelişme krizi boyunca hastaya yol göstermektir.
Alıntı
Seni de okuyacağım Spi, hazırım artık sanırım :D
Acı duygusu, buna ilişkin net ve kesin bir tablo oluşturduğumuz an, acı olmaktan çıkar. Spinoza
Alıntı
Nasnameya min di devê min de Dayina dê û bavê min Ne pasaport e ku bê çirandin Ne kaxiz e ku tu bavêjî Nasnameya min di devê min de Kes nikare bistîne ji min
Kurdî