Yani kişi önyargılarına uyan verileri kabul eder, önem verir ve sayarken, önyargılarına uymayanları ya görmezlikten gelir ya da önyargısına uygun hale getirerek görür.
Hepimiz kendi özel izlenimlerimize göre hareket eder, yaşantıyı kendi inanç ve sayıltılarımız çerçevesinde değerlendiririz. Temel inançlarımız, dünyaya arkasından baktığımız merceğin rengini verir; sayıltılar ve kurallar, bu inançlara dayalı olarak geliştirdiğimiz varsayımlardır.
Kişi bir başkasının perspektifinden düşündüğünde duygusal tepkinin yarattığı öznellik azalır ve daha nesnel, gerçekçi ve işe yarar değerlendirmeler yapar.