Stefan Zweig, bir insanın aniden kontrolünü kaybedip hayatını bir felakete sürüklemesini öyle gerçekçi anlatmış ki, satırlar arasında ben de koştum ve nefessiz kaldım. Kitapla o kadar bütünleştim ki Amok Koşucusu koşmaya başladığında ben de kitabı hızlı okumaya başlamıştım istemsiz.