Atsız’ın, her devirde karşılaşılması muhtemel siyasi aktörlerin bakış açısı üzerinden ''Devlet yönetimi nasıl olmamalıdır?'' sorusunu yanıtladığı eseri. Sadece yazıldığı dönem ile değerlendirmek haksızlık olur. Bana göre her devre uygun bir eser ki Atsız bu hiciv dolu eseriyle dönemindeki çoğu kişiye hayatı pahasına kafa tutmuş.
Hikâyede mahzende bir sıvı bulunuyor. Kral bu sıvının ne olduğunun anlaşılması için diğer ülkelerden bilginler getirterek bir toplantı yapıyor. Bu toplantıda herkes krala yalakalık yaparak “Bu sıvı sizin için tanrı tarafından yaratılmış kutsal bir sıvıdır” benzeri sözler ediyor. Sadece ikeznini elindeki belgelerle bu sıvının şarap olduğunu söylüyor. Bu nedenle lince uğrayıp ülkeyi terketmek zorunda kalıyor. Burada 1. Türk tarih kongresinde Zeki Velidi Togan’a yapılanlar anlatılıyor. Çoğu karakterin ismi tersten okunarak kime atıfta bulunduğu anlaşılıyor.
Milli kavramların ve Türklük bilincinin terkiyle yaşanan yozlaşmanın Atsız’a göre portresi çizilmiştir bir bakıma.
“Ben o yazıyı Atatürk için değil, çevresindekiler için yazdım. Bugün olsa belki yazmazdım.” demiştir Atsız eseri için