Lichtenberg de “Aşkın kudreti üzerine” başlıklı
makalesinde bu tutkunun gerçekliğini ve doğaya uygunluğunu
reddedip onu inkâr ediyorsa bu büyük bir yanılgıdır. Çünkü
insan doğasına yabancı ve bu doğayla çelişen bir şeyin, yani aslı astarı olmayan bir kuruntunun her dönemde dâhi
yazarlarca bıkıp usanmadan canlandırılıp anlatılmış olması ve
insanlıkça, hiç değişmeyen bir katılım ve ilgiyle karşılanması
imkânsızdır; çünkü hakikat/doğru olamadan güzel sanat
olamaz.
Biz bilgeler, yüksek ve derin bilgili
Sizler ki derin düşünür ve bilir misiniz
Nasıl, nerede ve ne zaman, çiftleştiğini her şeyin
Niçin sevişildiğini, öpüşüldüğünü?
Siz ulu bilgeler, yüzüme söyleyin!
Kafa patlatın bakalım, bana ne olduğuna
Nerede, nasıl ve ne zaman,
Niçin başıma geldiğine bunların, hadi kafa patlatın!