Schopenhauer için beden, irade’nin yuvasıdır. İrade bir tür
karanlık, bilinçsiz ilk kudret gibi bir şeydir; bu irade’nin
biricik özelliği ‘istemek’tir, istediği de sadece kendisidir.
İrade’nin yeri bedende olsa da, öyle hakkında doğrudan bilgi
edinebileceğimiz bir şey değildir o. Kendisini belli eder
sadece; ağırlık olarak, dürtü, içgüdü olarak, yaşama, varolma
isteği ve gücü olarak; ama bilincimizde de izler bırakır.