Bir dizi kuşkulu girişimlere bulaşmış olan eski bir hastam, bir tür telafi olarak, tehlikeli dağlara tırmanmak için neredeyse hastalık derecesinde bir merak geliştirmişti. Böylelikle "kendini aşmaya" çalışıyordu. Bir rüyasında yüksek bir dağın doruğundan gece vakti boşluğa doğru adım attığını görmüştü. Bana bu rüyayı anlattığında yaklaşan tehlikeyi hemen sezdim, dikkatli olmasını söyledim. Hatta rüyasının bir dağ kazasını haber verdiğini de söyledim. Ama bu boşunaydı. Altı ay sonra gerçekten "boşluğa yürüdü". Tanık olan bir rehber onu arkadaşıyla birlikte tehlikeli bir yerden inerken görmüştü. Önden inen arkadaşı sağlamca bir yere daha yeni tutunmuştu ki arkadan inen hastam birden ipi bırakmış, rehberin sözleriyle "havaya basar gibi" adını atmış, arkadaşının üzerine düşmüş, her ikisi de yuvarlanarak ölmüşlerdi.
Bilinç önyargılardan, yargüardan,fantezilerden ve infantil isteklerden ne kadar etkilenmişse,
nörotik bir dissosiyasyonun açıklığı o denli büyür ve doğallıktan, sağlıklı dürtülerden o kadar uzak bir yaşama götürür.