Doğumunuzu asla unutmadınız siz. Orada, içinizde doğumunuz; ilk üç yılınıza dair kaydedilen her an gibi, amigdalanızda. Bu anıya erişiminiz yok mu sanıyorsunuz? Hayır, doğumunuzu unutmadınız aslında. İçinizde olan, yaşayan şeyin kendi doğumunuz olduğunu anlayacaksınız, ince bir perdeden çok daha azı var doğum anınızla aranızda. Doğumunuzu hatırlayamıyorsanız yaşamınıza bakın: nasıl doğuyorsak öyle yaşıyoruz çünkü. Sık sık yaşadığım şeyin doğumumun kendisi olduğunu çok geç fark ettim. Hayata doğumumun bedensel doğumumun ta kendisi olduğunu da. Bir kalp olup atmaya çalıştığımda dünyanın neden beni dört yandan kıstırdığını artık merak etmiyorum. Dünya hareket etmeme izin verse de vermese de ben bir kalbim ve bazen atıyorum; bunu bilmek bana yetiyor. Bunu anlayınca, doğmaya başladım. Doğumum kırkımda başladı. Ve bitmedi.