Deniz Sinanoğlu

8/10
·320 syf.··
2022 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2022 19:25
Bir yolculuk hikayesi… Adalet’in çıktığı bu yolculuk mekanlar arasında gibi görünse de kendi hayatına, içine doğru bir yolculuğa daha yakın geldi bana okurken. Bir iç hesaplaşma yaşıyor Adalet, toplumsal düzene, yaşanan olaylara, çarpıklıklara, saygısızlıklara, şiddete, istismara, her gün binlercesine tanık olduğumuz tüm bu vahşetlere isyan ediyor içten içe. Her şeyi sessiz bir şekilde seyrediyor oluşuna isyan ediyor aslında. Her gün geçip gittiği yollarda yaşananlara, karşılaştığı insanların yaşadıklarına dokunamadığını -dokunmadığını- düşünmek utanç duymasına sebep oluyor. Ve bu utancın başladığı noktaya götürüyor onu yol. O kaynağa doğru ilerlerken okuyucu olarak beni de birçok soru işaretiyle baş başa bıraktı. Adalet’in utancı ses çıkaramadığımız her yerde içimizde büyüyen utancın ta kendisi. Çok tanıdık bir duygu belki de… Bu yüzden yakın geliyor bir yandan bir yandan da öfkelendiriyor insanın kendisini ve çevresindekileri bu şekilde görmesi. Hikaye çok dokunaklı ve içinde geçen ifadelerin hepsi çok anlamlı geldi bana. Bu yüzden birkaç alıntıyı sizlerle paylaşmak istedim: “İnsan denen mahluk, üst katta birinin eti çürürken, alt katta saçını kurutup, çamaşır yıkayıp, televizyon izleyebiliyordu. İçinde ağılı bir suçluluk dikenleniyordu, evet, ama yine de hepsini yapmayı beceriyordu. Ruhu kanatan bazı sesler bir kulaktan girince, öbüründen hızla def ediliyordu. Kendimden biliyordum. İnsan en kötü şeyleri hep kendinden bilir.” “Biz sonu ölümle biten filmleri değil, sonunu görmediğimiz için hala iyi hissetmemize müsaade eden, kahramanların gökyüzünü kıstırılmaya yeğlediği mavi filmleri seviyoruz.” “Görmeye karar vermedikçe, kimsenin neye benzediğini bilmemiz mümkün değil, yakından baktığımızda bile.”
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2022 4. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2022 02:56
Harika bir kurgu eser ! Eski bir seri katil olan ve alzheimer hastalığına yakalanan Byeongsu’nun kızı Inhi’yi kadınları öldüren bir seri katilden koruma çabasını konu alıyor kitap. Tüm bu hikaye boyunca birçok yerde iyi ve kötü kavramlarının sorgulandığını görüyoruz. Kızıyla ilişkisinde, dış dünyayla kurduğu ilişkide, kendini sorgulamasında, geçmişi hatırlamasında, unuttuğu her şeyde bu kavramların bir izini görüyoruz adeta. “Ben aslında tarih öncesi çağa ait bir insanmışım da saçma sapan bir dünyaya düşüp çok uzun yaşamışım gibi.. Bunun cezası olarak alzheimera yakalandım.” Kendini bu şekilde tanımlayan Byeongsu kitap boyunca kızını korumak için birçok fiziksel hazırlık yapıyor. Geçmiş deneyimlerine dayanarak her şeyi ortaya koyarak, sistematik bir şekilde bu koruma planını yaparken zihni de ona birçok oyun oynuyor. Unutması gerekenler, hatırlaması gerekenler, unutulanlar ve hatırlananlar birbirine karışıyor. Hikaye trajik bir hikaye olmasına rağmen Kim Young-Ha eğlenceli bir dille tüm yaşananları kaleme alıyor. Kitaptaki her ifadeyi çerçeveleyip duvarıma asmak istedim. Bir solukta okuduğum bir kitap oldu.
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2022 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 00:00
Son dönemde okuduğum en etkileyici kitaplardan biri. “Bizler sadece annelerimizin yaptığı veya bu ana kadar yaptığımız hataların toplamı değiliz. Şu anda kim olduğumuz ve kim olmaya çalıştığımız da önemli; kızlarımız ve biz hatalarımızdan, karışıklıklarımızdan ve korkularımızdan daha fazlası olabiliriz.” Kitap anne ve kızlarının ilişkisini, bu ilişkideki dönüşümü, iletişimin etkisini inceliyor aslında. Ama bunu o kadar pozitif bir yerden ele alıyor ki hem okuyucuya farkındalık kazandırıyor hem de tünelin sonundaki ışığı gösteriyor. Hillary L. McBride anne kız ilişkisinde bazı etkilerin olumsuz sonuçları olduğunu görüyor ve “acaba neden bazı çocuklar annelerinden olumsuz olanları alıp diğerleri tamamen bu ilişkiden olumlu olarak çıkıyorlar?” Sorusuyla yola çıkıyor. Birçok anne ve kızıyla görüşmeler gerçekleştiriyor ve bu görüşmeler sonucunda aralarındaki ilişkideki dönüşümü sağlayan şeyleri ortaya koyuyor kitapta. Bu ilişkilerde özellikle annelerin kızlarıyla iletişim kurarken yerleştirdikleri güzellik algısının önemine vurgu yapıyor. “Sanırım annen sana saçını yaptığın günler ne kadar güzel olduğunu söyleseydi ve saçını yapmadığın günler bunu söylemeseydi, güzelliğin saç bakımı ile ilgili olduğunu düşünürdün.” Belki küçük olarak nitelendirilen bu değerli detayların anne ve kızlarının ilişkisinde ne kadar dönüştürücü olduğunu görüyoruz kitap boyunca. Güvenlik hissi, değerlilik inancı, özgüven, farkındalık, bedeni kabul etme, medya, cinsiyet rolleri üzerinden birçok alanda bu ilişkileri inceliyor kitap boyunca ve gerçekten bazen çocuklarımızla ilişki kurarken hiç fark etmediğimiz şeylerin onların gözünden nasıl algılandığını bizlere gösteriyor. Kitabın bu ikili bakış açısını da çok sevdim. Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu şimdiden.
Anneler, Kızları ve Beden AlgısıHillary L. McBride · Okuyan Us Yayıncılık · 2021526 okunma
9/10
·136 syf.··
2022 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 17:38
Kitabı elime aldığım anda kendimi bambaşka yerlerde bambaşka hayatların içinde buldum. “Kuytu” içindeki öykülerle okuyucuyu sürekli ters köşe yapan, her öyküde bahsedilen karakterlerin yalnızlığı, yaraları, geçmişleri, bugünleri ile içimize işleyen bir yapıya sahip. Bir adam ve kadının derinden paylaştıkları sessizlikleri, bir insanın geçmişinden gelen misafir, kraliçeye anlatılan bir hikaye, aşk ve nefretin iç içe geçtiği bir yolculuk, bir hayat hikayesi, mutluluğu bir adamın keline dokunarak almaya çalışan bir halk, sahip olduğu aileden kilometrelerce uzakta olmak zorunda kalan bir kadının bağ kurma çabası, bir adamın idama giderken içinde filizlenen ateş, ayrılıklar, sırlar, kesişen yollarla her hikaye başka bir yaraya dokunuyor. Kitabın kapağı da bundan ilham alınarak hazırlanmış. Carys Davies’in dili o kadar akıcı ki… Her öyküyü okurken kendimi yeniden kitabın içinde buldum. Dili çok sade ve anlaşılır, tabi burda çevirmen Yasemin Akbaş’ın etkisinin de büyük olduğunu düşünüyorum. Genelde ters köşe kurgulanan eserlerde sonunu tahmin edebildiğimi fark ederim fakat Davies’in öykülerini okurken bunu hiç yapamadığımı fark ettim ve beni bu yönüyle de çok etkiledi. Kitabın bu yönünü yazar şöyle anlatmış bir röportajında: “Burada amacım sadece ters köşe ya da sürpriz yapmak değil. Şaşırtmaktan ziyade öykülerimde dünyanın bir anda tamamen tersi tarafa dönüp konunun bambaşka bir boyutunu yansıtmasını seviyorum. Bu anlamda sürpriz değil de, belki aniden diğer boyutuyla bakmak desek çok daha doğru olabilir. Başka bir kişi olarak siz benim aklımda ne olduğunu bilemezsiniz. Ben sizin kafanızda ne olduğunu bilemem. Bunlar bizim insan olarak taşıdığımız gizemler, gizemli yanlarımız.” Yaşanana farklı birinin gözüyle bakmak.. Ne kadar dokunaklı geliyor. Öyküler de tam olarak
KuytuCarys Davies · Yüz Kitap · 2018148 okunma
9/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 23:42
Vamık Volkan’ın psikanalitik öyküler serisinin ikinci kitabı Atlarla Yaşayan Kadın. Pattie sosyoekonomik düzeyi iyi bir aileden gelmesine rağmen Volkan’ın odasında belirdiğinde üstü başı kir içinde, tuhaf bir kokuya sahip bir şekildedir. Tıpkı kendini “kötü leke” olarak tanımlaması gibi dış görünüşü de bu ifadeyi tamamlıyor gibi görünmektedir. Aynı zamanda geceleri tehlikeli sayılabilecek birçok birliktelik yaşamakta ve kendine zarar gelebileceğini yok sayan eylemlerde bulunmaktadır. 6 yıl 7 ay süren analiz sürecinde Pattie özellikle anne ve babasıyla ilişkisi üzerine çalışmış, çocukluğunda aldığı yaraları görmesi için cesaretlendirilmiştir. Çok küçük bir yaşta engelli bir kardeşin doğması ve annesinin tüm ilgisinin onun üzerine çekilmiş olmasının, Pattie’nin yetişkinlik hayatında birçok izi görülmektedir. Çocukken kardeşine duyduğu bu öfkeyi zaman zaman birlikte yaşadığı atlardan zaman zaman terapistten, ilişki kurduğu kişilerden çıkarmaktadır. Analiz süreci boyunca Pattie tüm bu duyguların nerden geldiğini, çocuklukta ona neler olduğunu, neye ihtiyacı olduğunu ve güçlü yönlenmediniz keşfetmiş ve terapistle yeni kurduğu güvenli ilişki içerisinde iyileşmeye başlamıştır. Vamık Volkan’ın kitapları özellikle psikanalitik terimler üzerinden ilerlese de her fikri çok net ve anlaşılır bir biçimde aktardığı için kolay okunabilir nitelikte oluyor. Psikanalize ilgisi olanlar ve alanda çalışanlar için çok etkili olduğunu düşündüğüm bir seri.
Atlarla Yaşayan KadınVamık Volkan · Okuyan Us Yayınları · 2019333 okunma
Reklam