Aslında, bizler sürekli olarak duygularımızı yaşamak için dolaylı bir şekilde yapay yolların arayışı içindeyiz. Bunun için ilaçlar kullanır veya macera, korku ve romantik filmlere gider, TV’de pembe diziler ve durum komedileri izleriz. Kumar oynarız, ayak bileklerimize bağladığımız elastik iplerle köprülerden kendimizi atarız, paraşütle uçaktan atlarız. Tüm bunları, duygusal olarak uyarılmak için yaparız. Gerçekten özlediğimiz şeyleri bulamadığımızdan yoğun heyecanlar hissetmemize neden olacak riskli etkinliklere katılma isteği içinde oluruz.
Nedenleri anlamak sorunların çözümü için yardımcı olabilir ama kişinin davranışını değiştirmesi duygusal sıkıntılarını iyileştirmeye daha çok yardımcı olacaktır.
Birçoğumuzun, duygularımızı dizginlemeden özgürce yaşayabildiğimiz yakın ilişkilerimizde o kadar çok kalbimiz kırılmıştır ki o tutkulu sevginin pençesindeyken bile kendimizi gizleriz, açığa vurmayız. Uzun süre unutulmayan kalp sızıları, kendimizi tam olarak serbest bırakmamızı engeller ve birisi ile ilişki kurarken de kısmen gizlerimizi korur ve koruyucu bir mesafe bırakırız, kendimizi tam olarak karşımızdakine vermeyiz.