Kadınlararası iktidar ilişkileri konusu, feminist tarihçilik açısından gerçekten özel bir duyarlılık ve özeleştiri alanı oluşturmak zorunda; çünkü kadınları tarihten silenler yalnızca erkekler değil, biz zat kadınlar birbirlerini tarihten silebiliyorlar.
Tarih boyunca, hem erkeklerin hem de kadınların, mensup olduk ları sınıf, ırk, dinsel topluluk vb. nedeniyle tarihsel geleneğin dışına itilmeleri çok sık rastlanan bir olgu, ama hiçbir erkeğin salt cinsiyeti nedeniyle dışlandığı görülmüyor.
Tarih dışına itilip deneyimleri marjinalleştirilenler, elbette yalnızca kadınlar değil; tüm "altta kalanlar"; örneğin köleler, köylüler, proleterler, zenciler, vb. belirli zamanlarda tarih dışı bırakıldılar.