Dadaloğlu der ki halim yamandır Dağ başları yine toz dumandır Hak bilir ya bugün hodri meydandır Tutmak gerek geçitleri belleri Dadaloğlu
Alıntı
Türklerden başkasının kullanamayacağı aşık edebiyatının en ünlü dizesi; "Ferman padişahınsa dağlar bizimdir..." Dadaloğlu
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Arap at üstünde olsa postumuz İkrarından döndü m'ola dostumuz Bir gün kara toprak örter üstümüz Çürütür ha nazlı dilber çürütür Dadaloğlu
TÜRKİYEM- TURGUT UYAR
Seni boydan boya sevmişim, Ta Kars\'a kadar Edirne\'den. Topragini, taşini, daglarini Firsat buldukça övmüşüm. Sen vatanimsin, ekmegimsin Duydugum, bildigim zafersin yillarca.. Zonguldak\'ta 63 numara Nazli sahiller Akdeniz\'de. Sevdasin cigerlerimde parça parça Yari kalmiş dilegimsin... Sen Koçhisar\'da tuzum, Sille\'de kizim... Çift kulakli Sürmene biçagi belimde. Varmişim çig köfte yemeye Adana\'ya Dadaloglu\'ndan bir koçaklama dilimde: - Şu yalan dünyaya geldim geleli.. Hey vatanim, bacim, sagdicim, emmim Senden bir yara her yerimde. Desteye güreşmişim Kirkpinar\'da. Durmuş da yorgunluk çikarmişim, Bir akşam vakti Dört bardak kirtlama çayla Erzurum\'da.. Ardahan\'a varmişim yollar uzamiş Bel vermiş, yol vermemiş daglar. - Yüce Tanri dört yanini bezemiş, Beni yakan bir Konyali kizimiş..
Şiir
Ustalara Saygı (2)
Aşık Daimi (Erzincan/İstanbul; 1932-1983); başta Gevheri, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Kul Himmet olmak üzere Aşık Dertli (Bolu), Aşık Seyrani (Kayseri), Aşık Reyhani (Erzincan), Aşık Mahzuni Şerif (Kahramanmaraş), Aşık Veysel (Sivas), Aşık Ferrahi (Siirt/Adana), Aşık Gülabi (Çorum), Sefil Selimi (Sivas), Aşık Feymani (Adana) gibi aşıklık geleneğinin önde gelen ozanlarındandır. Kaynaklık ettiği, derlediği ve söylediği türküleriyle, sazı ve sözü ile türkü geleğimize büyük katkısı olmuştur. Türküleri hala dilden dile söylenmekte; birçok halk müziği ses sanatçımız tarafından icra edilmektedir. İşte onlardan bazıları: Bir Seher Vaktinde İndim Bağlara Ne ağlarsın Benim Zülfü Siyahım Kırklar Semahı Gitme Turnam Gitme Bunca Kahrı Ben Beni Bilmez İdim Gücenme Sevdiğim Kainatta Bir Zerreyim Gezip Şu Alemi Seyran Ederken
Etnomüzikoloji
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Kulübü Başkanı Elif Billur Dadaloğlu'nun, 19/04/2026 tarihinde Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nda verdiği "1848 İhtilâlinin Avrupa'daki Yankıları: Macar İhtilâli" konulu konferansı son derece bilgilendiriciydi. Fransız İhtilâli'nden başlayan bir tarihsel perspektifle, Avrupa konjonktürü de dikkate alınarak 1848 ihtilâlleri, Macar İhtilâli, gelişimi, bastırılması ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kendine iltica eden ihtilalcilere ağır baskılara rağmen sahip çıkarak iade etmemesi, bunun tarihî bir devlet politikası olması konuları son derece başarılı ve akıcı bir anlatımla sunuldu. Dinleyici kitlesi de son derece seçkindi ve bu durum haliyle derinlikli soruların sorilmasına, ele alınan meselenin daha da açımlanmasına vesile oldu. Macar tarihi ile Türk tarihi, tarihsel gelişim süreçleri itibariyle birbirine nüfûz etmiş ve karşılıklı etkileşim içerisinde şekillenmiş iki irtibatlı sahayı teşkil etmektedir. Bu itibarla, bilhassa Macar tarihine ve kültürüne müteveccih ilmî çalışmaların arttırılması, yalnızca akademik bir tercih değil, aynı zamanda ilmî bir zaruret olarak telâkki edilmeli ve müessir biçimde teşvik edilmelidir.