Köklü ve varlıklı bir aileden gelen , tutucu, ahlakçı bir adamdı babası. Geniş çevresinde “ mühim şahıs” olarak tanınıyor , modası geçmiş ahlaki normlarla tanımladığı aile şerefini kızının ruh sağlığından daha önemli buluyordu. Varsa yoksa şerefi , haysiyeti , muhiti , sosyal sınıfıydı. Aklından en çok geçen soru “ El âlem ne der?” kızına en çok söylediği cümle de “ Sen beni el âleme rezil mi edeceksin ?” idi .