İnsanın üzülmeye de, musibete de, yadırganmaya da, incinmeye de, hayal kırıklığına da ihtiyacı vardır. İnsanın hatırlamaya ihtiyacı olduğu kadar unutmaya da ihtiyacı vardır. İnsanın sevmeye ihtiyacı olduğu kadar nefret etmeye de, yükselmeye ihtiyacı olduğu kadar düşmeye de, varlık sahibi olmaya ihtiyaç duyduğu kadar yoksunluğa da ihtiyacı vardır. Kimin neye ihtiyacı varsa, o olacaktır.
Büyüleyici metropol alacakaranlığında beni ele geçiren bir yalnızlık duyardım bazen ve başkalarının da; gecenin ve yaşamın en dokunaklı anlarını boşa geçiren, lokantada tek başına yenecek akşam yemeğinin saatini beklerken vitrinlerin önünde aylakça oyalanan zavallı genç memurların da içlerinde bu duyguyu taşıdıklarını hissederdim.
Can sıkıntısı, aşırı seven kadınların "iyi" bir erkekle karşılaştıklarında sıkça hissettikleri bir duygudur: Mutluluktan havalara uçmazlar, havai fişekler patlamaz ya da içleri kıpır kıpır olmaz. Heyecanının yokluğunda huzursuz, hırçın ve garip hissederler; can sıkıntısı adı altında bir rahatsızlık deneyimlerler.