Dafne

10/10
·104 syf.··
2021 49. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 18:21
Bir babanın, hem fiziksel hem de zihinsel engeli olan iki çocuğuna karşı hislerini, birlikte hiçbir zaman yapamayacakları hayallerini okuyoruz ve inanın, bu hiç kolay olmuyor. Başından sonuna kadar içim titreyerek okudum. “Onun dünyaya gelmesine neden olduğum için, benim yüzümden dünyada korkunç günler geçirdiği için ondan özür dilemek istiyorum.”
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
Reklam
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 19:07
Kendinden bahsetmekten ve kendisi hakkında güzel şeyler söylenilmesinden hiç hoşlanmayan Sylvie, 12 Kasım gününü, kırk yıllık eşi için erkenden kış etti, öldü. Sanırım bu sefer kış, çok uzun sürecek ve her zamankinden daha sert geçecek. “Madem şimdi gitti, fırsattan istifade edeyim.” diye başlayan yazar, eşinin muhteşem olduğunu anlatmış sayfalarca. Kitabın başlarını okurken kendimi, yazarın küçük torunu gibi hissettim. Sanki dizine oturmuşum, “Hadi büyükbaba, babaannemi anlat!” deyip heyecanla onu bekliyormuşum gibi. Öyle sıcacık, öyle samimi bir kitaptı ki gözlerimin dolu dolu olmasına rağmen sevinçle okumayı sürdürdüm. Fakat sayfalar ilerledikçe büyüdüğümü hissettim; sanki ben büyüdükçe yavaş yavaş üzüntüsünü göstermeye başlamıştı yazar, acısını hissediyordum. Yas tutmuyor ama onu her hareketinde anıyor, ufacık detaylarda buluyor, sayfalara saçıyordu; yaşarken utangaçlığından söyleyemediği pek çok şeyle birlikte. “Yazarken üzüntümü unuttuğum anlar oluyor. Sana yazıyormuşum ve sen omzumun üstünden okuyormuşsun gibi hissediyorum. Umarım kitabımı beğenirsin. Renkli bir kitap olmasını istiyorum. Anılarımızı canlandırdığım hissine kapılıyorum. Zaman içinde renkler biraz matlaştı.”
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma
Seçim, Yaşam, Gerçek Mecburiyeti
9/10
·50 syf.··
2021 46. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 15:18
50 sayfaya sığdırılmış dolu dolu bir anlatım. Her ne olursa olsun insanlara zarar verilmemesi gerektiğine inanan çift, kendi ülkelerinde çıkan savaştan kaçarak İsviçre’ye gelirler ve Ferdinand’ın hep beklediği, onun askere gitmesinin zorunlu olduğunu yazan mektubun gelişine kadar özgürce yaşarlar. Bir tarafta iradesinin zayıf olduğuna inanan ve gitmek ‘zorunda’ olduğunu düşünen, buna inanan Ferdinand... “İnsan kendini kaçak hissettikten sonra hiçbir yerde özgür değildir, içerde ya da dışarda olmuş hiç fark etmez.” Diğer tarafta hiçbir şey yapmak zorunda olmadığını, inandığı doğruların peşinden devam etmesi gerektiğini ve seçimlerinde özgür olduğunu anlatmaya çalışan Paula. “Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın, olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen, karşı koymayan herkes suç ortağıdır. Ve sen itiraz edebilirsin, bu yüzden itiraz etmek zorundasın, karşı koymak zorundasın.” Kesinlikle okunması gerektiğini düşündüğüm Zweig eseri. Karakterleri sadece okumakla kalmayıp hissederek çeviriyorsunuz yaprakları. Keyifli okumalar.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
6/10
·168 syf.··
2021 34. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 22:51
Kitabın sonu hiç tatmin edici değil ve okurken beni yordu. Son sayfasına kadar Dostoyevski kendini göstersin diye bekledim ama maalesef... İlk Dostoyevski okuyuşu için kesinlikle önermiyorum zira yazarın, okuyacağınız muhtemelen ilk ve son kitabı bu olur. Pekâlâ, belki o kadar da kötü değildir fakat yazarın okuduğum diğer kitaplarının çok çok gölgesinde kalmış. Üçüncü kitabı olmasına rağmen duygu izlenimleri ve karakter tahlilleri gayet güzeldi ama... Hâlâ çok şaşkınım. Yazardan böyle bir kitap beklemediğim için hayal kırıklığına uğrayışımın sonucu olabilir bu şaşkınlığım.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,6bin okunma
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 13:44
Başından itibaren, sizi ağlatmaya ant içmiş ve etkilendiğiniz için okumayı bırakmak istemenize rağmen sizi kendine çekmeyi başarıp kopamamanızı sağlayan muhteşem bir kitap. Tek oturuşta bitirebileceğim kadar akıcı, dili sade ve sayfa sayısına göre çok çok doyurucuydu. Biraz da fazla ağlatmış olabilir. “Kuş­lar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar, İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?” “Dışarısı ne kadar büyükmüş! Dışarısının gökyü­zü de kocaman.” Eser; çok sevdiği İnci ablasının gidişine uyanan ve küçücük yaşında özgürlüğünden olan Barış’ın, çevresinde olup biten şeyleri, çocuk aklıyla anlamlandıramadığı haksızlıkları yazdığı mektuplardan oluşuyor. Her ne kadar çoğu mektup demir kapılara takılıp İnci’ye ulaşmasa da... Aslında yazarın içinde bulunduğu durumu, düşüncelerini, doğrularını bir çocuğun masumiyetiyle okuyoruz. "Bak, uçurtma kaçmış!" "Hani bakayım! Nereden kaçmış?" "Bizim göğümüzden kaçmış. Ama sakın onu vurma!"
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202117,2bin okunma
Reklam