tuz ve nar aşkına!
“ağrılardan bir dağ geldi oturdu ömrümüze… ama sen masal kuşlarını küstürme. onlar getirecek güneşi, karanlık göğümüze… tükenme! su durur, ay unutur bakışsız kalır deniz, mavisi solar mehtapsız kalır aşıklar… tükenme! çarpa çarpa kırar boynunu serçeler, göğsümün kafesinde ritmini yitirir solumdaki kan gülü kurur orada… öylece… kara çocuk… tükenme! kırılan kemik… atomlarına ayrılan biblo, tuz ve nar aşkına! yani ki, kanayan kolumuz kanadımız, adımlarımız… dağılan avuç içi haritamız aşkına! bitme! -ki olmaz… olmaz böyle dağılmak. sevgilinin saçları rüzgarda dağılır örneğin bir çocuk gülümser, bulutlar dağılır örneğin… yok. değil bu benim bildiğim, dağılmak… kırılmak… ağrımak… başka. dünya adaletsiz çocuk… dünya zorba belki eşitleniriz bir gün aşkla bu kekeme, toz ve duman şarkıyı iyi belle; -öyle durdum ki sana, demirim pas içinde. içime susmaktan, derinde besmelem, yosun içinde. besmelem ki… dağılan… kırılan… ağrıyan… kara çocuk.
Alıntı
Geriye dönüp baktığında dağları aştığını görür insan; fakat gözünü ufka diktiğinde, yürüdüğü yolu değil, yalnızca varamadığı yeri görür…
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dinleyelim dağ başında figanı Güzelim ne demiş o leyli leyli İkimizde oturalım dizbe diz Bir de hu çekelim hu leyli leyli Felek çakmağımı üstüme çaktı Beni bir onulmaz derde bıraktı Vücudum kendini ateşe attı Yandım ateşine su leyli leyli
...umudumdan tanırlar beni, en çokta sabrımdan.. ardımda bıraktıklarım kocaman bir dağ, birini aşsam binlercesi birikir. dua ile bir damla yaş yapışır kirpiklerime, ve çaresizlik hep kaderime. derinlerde yaşarım, kimsenin bilmek ya da görmek istemediği en derinlerde.. ne yerim, ne içerim, ne hissederim kimsecikler bilmez. denize karşıdır her daim hayallerim, vazgeçemediğim! ilkinden daha çok sevdiğim ikinci hayatım. tatmin olamaz bir türlü beş duyum, kalp denen uzvum.. sürekli masal dinler kulaklarım, şiir duymak isterken delicesine, sonra içli bir ses; "şiir olan cümleler ayrılsın, kaldı onlar mahşere".. ruhum çoğu vakit ayrılmak ister bedenden, çünkü beden çaresiz, merhem gökyüzünde sonsuz bir bulut kümesi. sükutum kırmamak içindir duyguları, lakin bana düşer hep kırılan duyguların ruhta ki gargarası. sever insanlar yaygara kopartmayı, lafı, yalanı ve dolanı.. sağım dersin yalan, solum dersin geriye kalan;
Şiir
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır Yıldızlar, aydınlık fikirler gibi tavanda salkım salkım bu gece dağ başları kadar yalnızım. Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından, dudaklarımda eski bir mektep türküsü karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim, gözlerim, gözlerini arıyor durmadan; nerdesin?
Sana yazılan, iki dağ arasında da olsa sana gelir; sana yazılmayan şey, dudaklarının arasında olsa da sana gelmez..