Kıyametin toplantı yerleri ve durakları pek çoktur. Bir yer var ki, onlar orada asla konuşamazlar. işte bu yeri, Cenâb- Hakk'ın
''Artık bir fısıltıdan başka bir șey işitmezsin"'
(Tahâ, 103) âyeti ifâde etmektedir.
Bir yer de var ki onlar orada konușabilirler. Bu yer de, Hak Teâlâ'nın "Biz hiçbir yaramazlık yapmazdık" (Nahl,
28) ve 'Rabbimiz olan Allah'a and ederiz ki, biz eș tutanlardan değiliz' (En'am, 23)
âyetlerinin bildirdiği husustur. Böylece onlar, bazı yerlerde yalan söylerler, bazı
yerlerde de, küfre saptıklarını itirâf ederek, dünyaya dönme isteğinde bulunurlar ki
bu da onların "Ah bize ne olurdu, (dünyaya) bir gerí döndürülseydik, Rabbimizin
âyetlerini Yalan saymasaydık'' (En'âm, 27) şeklindeki sözleridir.
Bu durakların en
sonuncusunda ise, onların ağızları mühürlenir de böylece onların elleri, ayakları ve
derileri konuşmaya başlar.
Biz, bu günün rüsvaylığından Allah'a sığınırız.
Ibn Mes'ud (r.a)un söyle dediği rivayet olunmuştur; Kıyamet
günü bir kul getitilir ve bir münâdi, gelmiş geçmiş bütün insanların huzurunda şöyle
nida eder: "Bu, falan oglu falandır. Bunda hakkı olan varsa gelsin hakkını alsın. Sonra
o kula "Şu insanlara haklarını ver" denir. Ve bunun üzerine o adam " Ya Rabbi, dünya
hayatı gitmişken, nasıl vereyim?'' der. Cenab-ı Hakk da meleklerine ""Onun salih (iyi hayırlı) amellerine bakın "
der. ve o insanlara haklarını onlardan verin" der. Eğer
amellerinden geriye zerre kadar bir mükâfaat kallrsa Allah Teâlâ, O kulu için, O
mükâfaati kat kat artırır ve nu o fazlı ile cennete sokar bunun Allah'ın kitabındaki
șahidi ise,
"(0 zerre miktanı șey), bir iyilik olursa, (Allah) onun sevabını kat kat artırır"
Nisa/ 40
âyetidir.
Mukaddes mekanda nalinlerin çıkarılması emri, Musa(as) 'in ayaklarının oranın bereketinden şerefyab olması içindi. Ancak ne ibretlidir ki Rasulullah aleyhisselam Efendimiz' e Miraç gecesi: "Ey Habibim! Sen Arş yaygısı üzerinde pabuçlarınla yürü ki, Arş Sen'in pabuçlarının tozu ile şereflensin ve Arş'ın nuru Sana kavuşma nimetine nail olsun!