Murat Aktan

Murat Aktan
@daimakitap1

Murat Aktan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Tove Ditlevsen
8.4/10 · 1.081 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Bizden önceki nesil ile çocuklarımızın arasındaki kuşak farkının derinliğini görebiliyoruz. Biz aradaki nesil iki tarafa da yakın olduğumuz için iki tarafı da anlayabiliyoruz. Nesilden nesile değişim kaçınılmaz. Bu değişime direnenler kendini kaybolmuş hissetmeye mahkum adeta. Ali Rıza Bey'in direnişi de ayakta tutmaya çalıştığı ailesini dağıttığı gibi, kendisini kaybetmesine, boş bir kabuk ile çarpık bir yama arasında bir yerlere dönüşmesine sebebiyet veriyor. Elbetteki etik değerlere her zaman saygı duyuyoruz ama hangi devirde olursanız olun; sadece onur, gurur ve ahlak için yaşamak çok zor. Tek başına bile adına toplum denilen düşman ile çarpışmanız gerekiyor ki, bir de aile söz konusu ise gün geliyor yola aynı çizgide devam etmek mümkün olmuyor. Geçmişte geçen bir romana bugünün bakış açısıyla bakabilmek, aslında bazı kalıpların zaman karşısında tekrara düştüğünü gösterdiği gibi yazarın kaleminin zamansızlığını da net olarak yansıtıyor. Okurken Ali Rıza Bey'e hem hak vermek hem de gerçekçi bir bakış açısı ile hatalarını görebilmek etkileyici gerçekten. Dizisini izledim ama kitabı okumadım diyenlere, mutlaka okunması gereken bir eser diyebilirim. Aileye, kuşak çatışmalarına, kültürel ve sosyolojik değişime dair çarpıcı bir roman.
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202436,1bin okunma
"Güzelliğin ölümünden daha melankolik olan hiçbir şey yok."
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
İşığın Ölümü yazarın ilk romanlarından birisi. 70'li yıllarda basılmış ve yazıldığı dönem için cesurca detaylara sahip. Kitabın başları, yazarın hayalindeki evren ve karakter özellikleri önce karışık gelebilir. Fakat okudukça detaylar daha anlaşılır oluyor ama daha da önemlisi alt metinde yatan derin felsefeyi yakalayabiliyoruz. Kitabı sadece bilim kurgu ve epik fantastik gibi tanımlamalarla sınırlamak haksızlık olur. Aslında insana dair psikolojik, sosyolojik ve felsefi bir metinle harmanlanmış. Tabiki yazarın hafif melankolik, hüzünlü notalar taşıyan şiirsel anlatımıyla desteklenerek. Dirk t'Larien, yıllar önce ayrıldığı ve unutamadığı kadının çağrısıyla, ölmekte olan bir gezegene geliyor. Çağlar sonrasında, yaşayan canlıların gezegenlere dağıldığı bir dönemde geçiyor olaylar. Uçan arabalar, uçan kaykaylar, lazer silahları var fakat geleceği anlatan birçok kült eserde karşılaştığımız, teknoloji gelişse de insanlık barbarlık dönemine geri dönecek diye hayal edilen ortama tanıklık ediyoruz. Yazar müthiş bir hayal gücüyle, farklı insan topluluklarının barındığı, birbirinden ilginç ve felsefik şehirleri resmediyor. Mantığa oturtamadığımız ve böyle bir kurgu neden kaprisli bir aşk üzerinden ilerliyor diye kafamızı kurcalayan ilk yarıdan sonra, kitap hareket ve zenginlik kazanıyor. Tüm soruların cevaplarını alıyoruz, insana dair her şey yeniden anlam kazanıyor. Ve son yüz sayfa insanlar arasında geçen tam bir av ve avcı çatışmasını anlatıyor. Her insanın içinde saklı olanlar gün yüzüne çıkıyor. Kitabın, okurken sabır ve sesizlik istediği doğru ama bitirdiğinizde ayırdığınız zamana kesinlikle değiyor.
Işığın ÖlümüGeorge R. R. Martin · Dex Kitap · 202422 okunma