CLAY

CLAY
@daimonn
quia pulvis es et in pulverem reverteris
Şimdi, acının ormanından geçiyorsun her sey bir daha kanasa da ne geçtiğin yola ne sana dokunabilirim ben. Geç meleğim, senin de şarkıların olsun içindeki telleri titreten.
Sayfa 54 - iz
Reklam
insan kadife bir hatiradan başka nedir ki? Gecmiş: üstümüzü her gece onunla örttüğümüz... uykuların derininde kor yankılarına düşer gibi oldugumuz ve sonra unuttuğumuz. Dağın doruğu ile dağın derini arasindaki mesafeden başka nedir ki insan: derininde kor tutmuş haller , doruğunda ıssızlık bilgisi ... Güne ait sesler çoğaldığında hatıranın kendisi de kokusu da bilgisi de silikleşecek ... Ve, insan sabahın nemi kadar sessiz olmayı isteyecek.
Sayfa 35
Ruhumdaki sarkaç bir atıyor beni cesaretin beyaz atına, bir çekiyor içeri ağulu korkuya. (Ben üretmişim kuşkuyu, benim ipliğimmiş korku! hah.)
Sayfa 18 - örümcek
Bu gece de kucağımda uyu bir yıldız gibi. Dünyada hiçbir umut kalmadı. Gece, bedenini örerken öpüşleriyle tart acıyı ve bırak beni yalnızlığımda Düşümü anımsarsan eğer seni bekliyorum bir sokak şarkısıyla düşüme gelmeni yazın içinde yıldız parıldarken ışığı giyin
Neden yanıma aldım seni Karanlık yuvandan yükseltmek için seni bulutlara Kaya kartalların barınaklarını ve oyuncuların harman yerlerini görmen için Terkedilmiş kiliselerde haçlar ve ağaçların damlarında yıldızları görmen için Ay’ın balkonlarında düşünsel sevgiyi görmen için Ve gözyaşından ve gülümsemenden sonra Düş gibi bakasın ve elimi tutasın diye Boyun kurdelasıyla selam veresin diye turnalara Ela gözlerinle gökyüzünü boyaman için Sarışın saçlarınla alay etmek için güneşle Açık göğüslerinle dalga geçmek için zambaklarla Gözlerin mavisiyle tahrik etmek için gökyüzünü.