Neden yanıma aldım seni
Karanlık yuvandan yükseltmek için
seni bulutlara
Kaya kartalların barınaklarını ve oyuncuların harman yerlerini görmen için
Terkedilmiş kiliselerde haçlar ve ağaçların damlarında yıldızları görmen için
Ay’ın balkonlarında düşünsel sevgiyi görmen için
Ve gözyaşından ve gülümsemenden sonra
Düş gibi bakasın ve elimi tutasın diye
Boyun kurdelasıyla selam veresin diye turnalara
Ela gözlerinle gökyüzünü boyaman için
Sarışın saçlarınla alay etmek için güneşle
Açık göğüslerinle dalga geçmek için zambaklarla
Gözlerin mavisiyle tahrik etmek için gökyüzünü.
Devirler değişiyor, yıllar geçiyor
yeryüzünün ırmağı bulanık
ve ben düşlerin balkonlarına çıkacağım
kilin üstüne eğilmiş olan seni görmek için
işlerken gemilerle kırlangıçları.
Senin alnında parıldayan damlanın bana yararı ne?
Biliyorum dudaklarına adını yazdı yıldırım
Biliyorum gözlerinde yuvasını kurdu bir kartal
Ama burada bu ıslak kıyıda tek bir yol var
Tek yanıltıcı bir yol ve geçmelisin ondan
Zaman sana yetişmeden kan içinde kalmalısın
Ve karşı yakaya geçip yoldaşlarını yeniden bulmalısın
Çiçekleri kuşları geyikleri
Bir başka denizi bulmalısın bir başka yumuşaklığı
Aklıilleas’m atlarını gemlerinden tutmalısın
Oturup dilsiz azarlayacağına ırmağı
Kitsos’ım aıvası gibi taşlayacağına ırmağı
Çünkü sen de kaybolmuş olacaksın güzelliğin de yaşlanacak.
Bir sorkunun dalları içinde kurumakta olan çocukluk
gömleğini görüyorum
Al onu bir yaşam bayrağı gibi, ölümü bu kefene sar
Ve yüreğin eğilmesin.
Fetüsün kalp atımı, annesinin okyanus dalgası gibi kabaran nabzının üzerinde uçan bir kuşun kanat çırpması gibi aşikardı. Bir an durup, bir bedende iki ritmi, bir bedende iki canın sesini dinledim.