CLAY

CLAY
@daimonn
quia pulvis es et in pulverem reverteris
Neden yanıma aldım seni Karanlık yuvandan yükseltmek için seni bulutlara Kaya kartalların barınaklarını ve oyuncuların harman yerlerini görmen için Terkedilmiş kiliselerde haçlar ve ağaçların damlarında yıldızları görmen için Ay’ın balkonlarında düşünsel sevgiyi görmen için Ve gözyaşından ve gülümsemenden sonra Düş gibi bakasın ve elimi tutasın diye Boyun kurdelasıyla selam veresin diye turnalara Ela gözlerinle gökyüzünü boyaman için Sarışın saçlarınla alay etmek için güneşle Açık göğüslerinle dalga geçmek için zambaklarla Gözlerin mavisiyle tahrik etmek için gökyüzünü.
Reklam
Devirler değişiyor, yıllar geçiyor yeryüzünün ırmağı bulanık ve ben düşlerin balkonlarına çıkacağım kilin üstüne eğilmiş olan seni görmek için işlerken gemilerle kırlangıçları.
Senin alnında parıldayan damlanın bana yararı ne? Biliyorum dudaklarına adını yazdı yıldırım Biliyorum gözlerinde yuvasını kurdu bir kartal Ama burada bu ıslak kıyıda tek bir yol var Tek yanıltıcı bir yol ve geçmelisin ondan Zaman sana yetişmeden kan içinde kalmalısın Ve karşı yakaya geçip yoldaşlarını yeniden bulmalısın Çiçekleri kuşları geyikleri Bir başka denizi bulmalısın bir başka yumuşaklığı Aklıilleas’m atlarını gemlerinden tutmalısın Oturup dilsiz azarlayacağına ırmağı Kitsos’ım aıvası gibi taşlayacağına ırmağı Çünkü sen de kaybolmuş olacaksın güzelliğin de yaşlanacak. Bir sorkunun dalları içinde kurumakta olan çocukluk gömleğini görüyorum Al onu bir yaşam bayrağı gibi, ölümü bu kefene sar Ve yüreğin eğilmesin.
"Algının kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz.
Fetüsün kalp atımı, annesinin okyanus dalgası gibi kabaran nabzının üzerinde uçan bir kuşun kanat çırpması gibi aşikardı. Bir an durup, bir bedende iki ritmi, bir bedende iki canın sesini dinledim.