Seni hiç görmedim!
Ne bir otobüs durağında ne de bir kaldırımda.
Hiçbir yerde rastlamadım sana. Hiç tanışmadık. Hatta aynı şehirde bile yaşamıyoruzdur belki. Ya da aynı şehirde yaşıyor ve aynı havayı soluyoruzdur. Aynı kaldırımda yürüyor, aynı köşeden dönüyor, belki aynı istikamete yürüyoruzdur. Belki de aynı yerde yemek yiyor, aynı sözleri konuşuyor ve hatta aynı şarabı aynı gün batımına bakarak içiyoruzdur. Aynı yağmurda ıslanıp aynı güneşle ısınıyoruz.
Belki hiç ortak yanımız yok ya da bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Beni tanısan belki çok sevecek ya da benden nefret edeceksin. Kim bilir belki de aynı müziği dinliyor, hatta farkında olmadan aynı müzikle dans ediyoruz. Belki de şu an farkında olmadan beni düşünüyorsun!
Belki de elinde kahven yüzünde binbir renkte tebessümle bir aşk şiirini okuyorsun. Tıpkı benim gibi.
Biliyorum sende benim gibi düşünüyor, gülüyor, aynı kitabı okuyor ve yeni bir kitaba başlarken dayanamayıp son kısmına göz gezdiriyorsun. Biliyorum sen de beni arıyorsun. Bulacağın güne kadar bekliyorsun. Hatta biliyorum sen de bana
delicesine aşıksın, tıpkı benim sana aşık olduğum gibi. Dedim ya seni hiç görmedim; ne bir otobüs durağında ne de bir kaldırımda. Hiç bir yerde rastlamadım sana.
Rastlasaydım fark ederdi(m)n.