.
Sentiago adında İspanyol bir çobanın diğer çobanlar gibi olmamak için dünyayı gezmek ve keşfetmek için çıktığı arayış üzerine kurulu bir hikaye. Piramitler ile ilgili iki defa gördüğü rüyanın peşine düşer. Bu yolda karşısına çıkan tüm zorlukları nasıl aştığını ya da bazen pes etmeye meyilini göreceğiz.
Kitabın ana kavramlarından biri olan 'Kişisel Menkıbe' bizim her zaman gerçekleştirmek istediğimiz şey olarak tanımlanıyor. Okuma boyunca aslında sizi de düşünmeye itiyor.
Acaba benim kişisel menkıbem ne? Ne için yaşıyorum ben? Ve bu hedefime ulaşabilecek miyim?
En etkilendiğim yer kitaplarda genel olarak romantizm kısımları oluyor bunda da değişmedi. Bizim delikanlının ilk görüşte bu benim hayatımın kadını dediği ve Simyacının yaptığı aşk tanımı olmuştu.
"Aşkın, bir erkeğin kendi Kişisel Menkıbesinin peşinden gitmesine engel olmadığını anlaman gerekiyor. Böyle bir şey söz konusu olduğu zaman bil ki Evrenin Dili'ni konuşan Aşk değildir bu, yani gerçek Aşk değildir.""
Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken bu kadar çok altını çizdim ( Sanalda olsa )
Daha fazla bir şey söylersem kitabın büyüsünü kaçırmaktan korkuyorum O yüzden sadece şunu diyeceğim kitap tamı tamına bir nasihat kitabı. Zaten yazarda Mevlana'nın nasihatnamesindeki bir hikayeden etkilenerek kitabı yazmıştır. Her cümlesinin hayatınızda bir yere dokunacağına eminim.
Ve hepinizin hayatınızın menkıbesini bulması dileğiyle.