acınızın bu kısmı gizlenmiş bir hınçtan kaynaklanıyor. sizi tutan bir şey var, bir korku, bir zaaf öfkenizi ifade etmenizi engelliyor. bunun yerine yufka yürekliliğinizden gurur duyuyorsunuz. zorunlulukla yaptığınız şeyleri erdeme dönüştürmeye çalışıyorsunuz. duygularınızı derinlere gömüyor ve sonra da hınç hissedemediğiniz için kendinizi azizlere benzetiyorsunuz. anlayışla yaklaşan doktor rolünü unutuyorsunuz; siz o rolün kendisi oluyorsunuz. josef, küçük bir intikam iyi bir şeydir. bastırılmış hınç insanı hasta eder!
breuer, nietzsche'nin klinikteki nazik tavırları ile kitaplarındaki o ürkütücü, zaman zaman da kavgacı tavırları arasındaki büyük farktan etkilenmişti. hastasına bu konuyla ilgili bir soru sorduğunda nietzsche gülümseyip,
"bu büyük bir sır değil. eğer kimse sizi dinlemiyorsa, bağırmak en doğal şeydir!" demişti.