Bugün 21 Haziran. Herkes yılın en uzun gününden bahsediyor. Oysa benim için en uzun gün, takvimlerin gösterdiği bu tarih değil; seninle geçirdiğim, yanımda seni hissettiğim. Başının omzumda olduğu, kalp atışlarını hissettiğim o küçük dakikalar varya, İşte benim en uzun zamanım orda saklı. içinde huzur var, mutluluk var, özlem var, sevgi var ve sana dair kurduğum tüm hayaller var. O yüzden kısacık dakikalarım benim için hep 21 Haziran. Bugün güneş gökyüzünde herkese biraz daha uzun süre eşlik etti. Tıpkı senin her içime doğup günümü aydın ettiğin gibi. Sana olan sevgim, senli günlerim, seninle geçirdiğim zamanlar ve sensiz olduğum geceler. Bunların bir zaman ölçüsü yok. Diyemem bir gece sensiz uyudum diye, Asır sürer her gece. Yine diyemem sana sarıldım bir kaç dakika diye, Koca bir mevsim değişir bende. Anlayacağın sevgilim benim senli günlerim Saatlerle, günlerle, aylarla hesaplanmıyor. Bir bakışın, bir gülüşün, bir mesajın bile koskoca bir güne bedel oluyor. Ve ben her geçen gün seni daha çok severken, seninle geçen her anın, her hatıranın değerini çok iyi biliyorum. Eğer bugün yılın en uzun günü ise, ben dileğimi şimdiden tutuyorum, Hayat bana seninle geçireceğim daha çok gün versin. Elini tutabileceğim, gözlerine bakabileceğim, birlikte gülebileceğim, anılar biriktirebileceğim uzun ve güzel günler… Benim en güzel mevsimim sen, en güzel anım sen, en uzun ve en anlamlı günüm de seninle geçirdiğim gün.
Okyanusa bırakılan mektuplar
Sevgili, sevgilim… Özgür… Şu an bulunduğum yerde deniz çekilmiş. Kıyıda, suların geride bıraktığı yosunlar, taşlar ve kırık kabuklar var. Ben de onların arasında oturmuş, sana asla okuyamayacağın bir mektup yazıyorum. İyi ki doğdun diye başlamak istediğim ama beceremediğim… Yazdığım her kelime gözlerimden akan yaşlarla dağılıyor, zihnimde nasıllarsa, gözümün önünde de öyle var oluyorlar. Zihnimden nefret ediyorum Özgür... Senden uzakta geçirdiğim kaçıncı doğum günün bu? Bilmiyorum. Zaman algımı tamamen yitirdim. İnsan bazı şeyleri günlerle, yıllarla ölçemiyor. Bazı yokluklar takvimlere sığmıyor. Dakikalar öyle yavaş geçiyor ki bazen, sanki zaman benimle inatlaşıyor. Bir gün bitmeden haftalar geçmiş gibi hissediyorum. Her sabah biraz daha özlemiş uyanıyorum, her gece biraz daha kabullenmiş uyuyorum. Beni bilirsin sevgilim. Hoşlanmam mutsuz sonlardan; vedalardan, kapanan kapılardan, biten cümlelerden… Çünkü insanın içinde en hızlı biten şeyler onlar oluyor. Tamamlanan şeyler ölüyor. Ya eksik kalanlar? Tamamlanamayanlar? Onlar daima yaşıyorlar. Belki bu yüzden sen hâlâ buradasın. Belki bu yüzden bunca zamandır seni zihnimden çıkaramıyorum. Özgür… Bugün doğum günün. Ve ben yine senin adına dilek diliyorum. Çünkü biliyorum... Sen kendin için dilek tutmazsın. Sen kendin için dilek tutmayı hiç beceremezsin... Mutlu olmanı diliyorum Özgür. Zihnindeki canavarlardan, şeytanlarından ve tilkilerinden kurtulabilmeni diliyorum. Kendinden kurtulabilmeni, özgür olabilmeni diliyorum Özgür. Seni seviyorum. Eğer elimde olsaydı, bütün dilek haklarını çalıp senin için kullanırdım. __Gülüyor musun? Ciddiydim halbuki. Zihninden korkmadan yaşayabileceğin bir hayat diliyorum sana sevgilim. Huzur
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dakikalar içinde bir kişiye olan tüm ilgimi kaybedebilirim. "Bazı tavırlar, her duyguyu değiştirir."
Duygu ve Düşünce
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum. Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum; En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında... 🤍🌊✨🫧🕊️ Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin' Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum. Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında... Hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin, Gündüzüm, aydınlığım, ipek böceğim benim Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin; Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini, O sakin, o yalansız, o kuytu gözlerini... Ümit Yaşar Oğuzcan
Alıntı
Günün hangi saatinden başlasam bilemiyorum bugün. Aslında epey yorucu koşturmacalı bir gündü. Hüznü bir köşeye bırakmayı seçiyorum bugün. Kalbim huzurla dolu bugün. Onca yoğunluğun arasında bi anda kapıdan içeri girince dünyanın tüm yükünü aldı omuzlarımdan. Sorarım şimdi sana; Bir insan nasıl oluyor da bi insanla bu denli saatler içinde bambaşka duyguları hisseder ki? Dakikalar öncesinde pes etmeye hazırlanırken gelişiyle nasıl oluyorda yaşamak için her seferinde başka bir sebep bulup orda onunla o anda kapabilmek için daha çok nefes almaya çalışır? Benim kalbim sende atıyor. Benim ruhum seninle hayat buluyor bugün bir kez daha anladım. Neşem seninle, Gülüşüm seninle, Hayattan keyif alışlarım seninle, Ruhumun hissettiği yaş tam da o çiçekler açtığım yaşlara bürünüyor. Bak ne diycem hadi normalde bu çaylak aşıklar var ya hani şu karnımızın içinde kelebeklerin uçuştuğunu söyleyenler. İşte senle o çaylak aşıklar gibiyim. Öyle gelip geçiyor gibi değil. Olduğunu hissettiğim an, Seni yaşamaya başladığım an karnımda kelebekler uçuşuyor ve şımarık bir kadına dönüşüyorum. Kızma. Ben sen varken ne yaşarsak yaşayalım o an dünyalar da yıkılsa mutsuzluk nedir unutuyorum. Aklımda ne kırgınlıklarım kalıyor ne kavgalarımız ne de sorunlarımı hatırlıyorum. Şöyle karşılıklı güldüğümüz anlar var ya hani işte o anlarda seni cebime koyasım geliyor be adam. Bitmesin istiyorum, Hiç bitmesin hiç sensiz kalmayayım istiyorum. Sen bana kendimi sevdirdin. Ve ben seni severken kendimi sevmeyi öğrendim. Çirkin olmaz insan sen tarafından sevilirken. Unutmaz kalbindeki merhameti. Yedi cihan bir araya gelse ruhuna kötülük değdirmez.