Acılar olmasaydı yaşamdan hoşnutluk olur muydu? Her şey kutsal, ancak sıkıcı sonsuz bir dinsel ayine dönüşürdü. Peki ya ben? Ben acı çekiyorum, ama yine de yaşamıyorum. Ben belirsiz bir denklemin bilinmeyeniyim. Ben, her şeyin başını ve sonunu yitirmiş, hatta sonunda kendi adını bile, unutmuş bir yaşam hayaletiyim. Gülüyorsun… hayır, gülmüyorsun, yine kızıyorsun.