Dam başında sarı çiçek oy, oy
Müzik
İyi geceler Allah’ım yıldızlı dam geceleri için teşekkür ederim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Okunamayan Kitap
Ateşin arasında bir çiçek açınca, Anlarsın aşkımı, evvelsin kaçınca. Adalet isiminde, yüreğin kaçınca, Bir aşka düştüm, düşmeseydim demem. Yüreğim yamandır, anlatmam kendimi, Hikâyem Kur’an’dır, içimde. Yılanlar içinde, sevmedim yalandır, Sevdanın dalında, kendini inan, dur. Anlamaz ki kimse bu aşkın derdini, Anlamaz ki kimse yüreğin verdiğini. Neye seveyim, ellerin dam verdiğini, Yüreğimde kuş olsam, yüreksiz değil miyim? Adalet sarayında, hikmetin aşkında, Bir sevdanın hükmünde, yüreğim kaçında. Adalet şuurunda, sultanın harında, Risalet kârında, kâhinin şanında. Umudumun görkemi, gözlerin yanında, Umudun da şahında, yüreğinin belinde. Okumadan söz ver, kimse yüreğime, Ben o okunamayan kitap, ne anlasınlar beni? Bir aşka düştüm, umudun mahtemi, Şimdi ise sessiz öldüm, Nefesim yeter mi, beni anladığında, Adalet biter mi, bu yürekte.
Şiir
Mustafa Kemal'in emriyle Anadolu'ya silah kaçırmak için İstanbul'daki gizli cemiyete katıldı. Yakalanınca: Tüm dişleri çekildi. Tüm tırnakları söküldü. Ayak tabanına çivi çakıldı. 22 gün darp edildi. Buz dolu havuzda çıplak bekletildi. İdama mahkum edildi. Ama asla konuşmadı. Kara Salih Çavuş'un hikayesi Siirt'te başlıyor. Hiperaktif, hareketi, kabına sığmayan zeki bir çocuk olmasına rağmen, kendi deyimiyle "sakalı uzun aklı kısa" hocasından arkadaşları önünde dayak yeyince onuru kırılıyor. Okulu bırakıyor. Bir daha da gitmiyor. İlerleyen yıllarda Balkan Savaşları'na gönüllü olarak katılıyor. Dünya Savaşı çıkınca er olarak Çanakkale'de görevlendiriliyor. Mustafa Kemal'le yolları ilk defa orada kesişiyor. Onun emrinde Arıburnu'nda süngü hücumu yapıyor. Onu o kadar sevmişti ki, "Öl dese ölürdüm" diyor. Kara Salih Çavuş'un kaderi 1916'da gönderildiği Sina cephesinde değişiyor. Çanakkale'den beri yanından ayırmadığı silahının kabzası bir gün bozuluyor ve tamire veriliyor. Atış talimi sırasında yeni silahından şikayet ediyor. Komutanı sebebini sorunca "Kurşunu hedefe vurmak için nefsime güvenim var amma buna yok" diyor ve meseleyi anlatıyor: Çanakkale'den beri kullandığım, huyunu suyunu bildiğim silahımda bir bozukluk olmuştu.
Adana'ya yeni tasinmis arkadaşım diyordu ki bu evlerin niye çatısı yok bizde çatı olmaz dam olur dedim anlamiyo
*"Mevt ehl-i dalalet için i'dam-ı ebedîdir ve o dehşetli darağacından kurtaran ve* *mevti mübarek bir terhis tezkeresine çeviren yalnız Kur'an ve imandır."* ```(Sikke-i Tasdiki Gaybî 79.sh - Risale-i Nur)```