17 yaşından yetkinliyə: Paşanın böyümə hekayəsi
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:02
Mahbud Siracinin “Tehranın damları” əsəri ilk baxışda bir sevgi romanı kimi görünür. Lakin romanın dərin qatlarına endikdə onun əslində bir gəncin yeniyetməlikdən yetkinliyə keçidini, həyatın sərt həqiqətləri ilə qarşılaşmasını və daxili dəyişimini görürük. Əsərin baş qəhrəmanı Paşa, romanın əvvəlində Tehranın damlarında dostu Əhmədlə birlikdə gələcək haqqında xəyallar quran, həyatın gözəlliyinə inanan, məsum və xəyalpərəst bir gəncdir. Tehranın damları onun üçün sadəcə bir məkan deyil, azadlığın, ümidin və insanın özünü sərbəst hiss etdiyi bir dünyanın simvoludur. (Mənə görə Dam məfhumu burda göy üzü ilə yer arasındaki o boşluğun gətirdiyi xoşbəxtliyi simvolizasiya edir) Paşanın həyatı Zariyə duyduğu sevgi ilə yeni bir rəng qazansa da, onun həqiqi dəyişimi qarşılaşdığı ağır sınaqlarla başlayır. Doktorun siyasi səbəblərlə həbs edilməsi və ölümü Paşanın dünyaya baxışını dəyişir. O, ilk dəfə anlayır ki, dünya hər zaman ədalətli deyil və bəzən yaxşı insanlar da siyasi sistemin və ictimai şəraitin qurbanına çevrilə bilirlər. Romanın ən təsirli hissələrindən biri xəstəxana bölməsidir. Mənə görə, Paşanın həqiqi böyüməsi məhz burada başlayır. O, yalnız bədənindəki yaralarla deyil, daxilindəki günah hissi, kədər və itki duyğusu ilə də mübarizə aparır. Nənəsi ilə olan söhbətləri vasitəsilə həyatın hər zaman insanın istədiyi kimi davam etmədiyini, bəzi itkilərin qəbul edilməli olduğunu və insanın bütün ağrılarına baxmayaraq yoluna davam etməli olduğunu anlayır. Əsərdə məktəb mühiti də diqqət çəkən məqamlardandır. Məktəb cəmiyyətin kiçik bir modeli kimi göstərilir; burada güc münasibətləri, qaydalar və insanın öz fikrini ifadə etmə mübarizəsi görünür. Bu təcrübələr də Paşanın ədalət anlayışının formalaşmasına təsir edir. Mənim fikrimcə, “Tehranın damları”nın ən
Tehranın DamlarıMahbod Serajı · Qanun Nəşriyyatı · 2021606 okunma
4/10
·136 syf.··
2026 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:35
Kitabın konusundan bahsederek giriş yapmak istiyorum çünkü kitap Gu ve Dam isimli bir çiftin çocuklukları ve yetişkinlikleri arasındaki bazı anılardan oluşuyor. Kitabın genellikle "ölen erkek arkadaşını yiyen bir kızın hikayesi" olarak tanıtıldığını gördüm ancak bu olay romanın asıl odağı kesinlikle değil. Bu nedenle kitabın konusu hakkında oluşan beklentiyle karşılaşılan hikaye arasında belirgin bir fark olduğunu düşünüyorum. Benim için bu durum gereksiz bir beklenti yarattı. Daha iyi bir araştırma yapsaydım alıp okuyacağım bir kitap olmazdı. Anlatmak istediği şeylerin farkında olsam da hikaye duygusal ya da düşünsel olarak bende güçlü bir etki bırakmadı. Kitaptaki karakter gelişimlerinin çok yüzeysel olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey kitabın çarpıcı fikrinden çok karakterlerle kuramadığım bağ oldu. Açlık benim için beklentilerimi karşılayamayan kitaplardan biri oldu. Karakterlerin hayattan neredeyse hiçbir şekilde zevk almamaları ve sürekli bir boşluk hissi içinde olmaları bir noktadan sonra beni hikayeden uzaklaştırdı. Aralarındaki ilişkiyi de sevgi ya da aşk olarak okumakta zorlandım, hatta kesinlikle olmadığını düşünüyorum.Birbirlerine duydukları şey bana daha çok bağımlılık, tutku ve çaresizlik gibi geldi. Özellikle kadın karakterin boş vermişliği, hayattan bir beklentisinin olmayışı, yanlış olduğunu bilmesine rağmen bilinçli bir şekilde bu ilişki için adım atması benim çok sinirimi bozdu. Okurken hem edebi bir zevk almadım okurken hem de içerik bakımından beni tatmin etmedi, popüler kültürün kölesi oldum maalesef.
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026407 okunma
Reklam
7/10
·136 syf.··
2026 45. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Yanii kitap bana pek hitap etmedi çünkü maalesef bağ kuramadım. Kitap boyunca Gu ve Dam'ın 'aşk' adı altındaki gel gitli ilişkisini ve yaşadıkları zorlukları okuyoruz. Açıkçası ben ikisinin arasındaki dinamiği aşk diye yorumlayamadım bana kalırsa tanıdık olan bir bağın rutine dönmesinin verdiği olduğu bilindik olanın güveninden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Gu'nun aşık olduğunu zaten hiç düşünmüyorum. Dam'a da üzülüyorum. Zaten maddi yetersizlikle boğuşan geleceğe umutla bakamayan gençlerin bir de ailesini böyle olmasının yükünü güzel işlediğini düşünüyorum. Eğer bağ kurabilseydim zevk alırdım fakat neden bilmiyorum karakterle bağ kuramadım.
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026407 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Açlık- Choi Jin-Young Yine Kore Edebiyatı'ndan sıra dışı bir metin ile geldim. Sosyal medyada sık sık Vejetaryen kitabı ile kıyaslandığını gördüm. Vejetaryen kitabını çok sevdiğim için de hemen alıp okudum. Kitap Gu ve Dam isimli iki aşığın çocukluktan itibaren yaşadıklarını kendi diliyle anlatması şeklinde ilerliyor aslında. Kitabın başında Gu ölüyor ve Dam, Gu'yu ne yakmak, ne gömmek istiyor. Onu içinde yaşatmak için de yemeye karar veriyor. Aslında bu karar Gu daha ölmeden aralarında yapılmış bir konuşma ile alakalı. Kitap böyle yamyamlık üzerine tiksineceğiniz tarzda bir kitap değil. Bölüm bölüm Gu ve Dam dilinden yaşantılarına şahit oluyoruz okurken. Fakirlik ve yalnızlık, sevgisizlik çocukluklarından itibaren bu iki karakterin gelişimini nasıl etkilemiş, birbirleri hayatlarındaki önemleri neler bunları anlıyoruz okudukça. Beklentim çok daha farklıydı kitapla ilgili. Aslında psikolojik de bir yanı var kitabın. Kitabı sevdim ama Vejetaryen kadar rahatsız etmedi ve etkilemedi beni. Zaten kısa ve kolay okunan bir kitap. Merak ediyorsanız mutlaka okuyun. Okuyanlarla yorumlarda buluşalım
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026407 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 61. kitabı
Okuyacak kitap mı arıyorsun? Dur bir dakika. Sevgilisi hunharca öldürülen Dam, onu gömmek yerine onunla birlikte kalmayı seçiyor. Kulağa tuhaf geliyor, biliyorum. Ama yazar bunu öyle bir yazıyor ki korku değil, acı hissediyorsun. Saf, çaresiz, her şeyini yitirmiş biri gibi sevmenin nasıl bir şey olduğunu anlıyorsun. Açlık aslında bir aşk romanından çok daha fazlası. Güney Kore’deki sınıf eşitsizliğini, yoksulluğu, emek sömürüsünü ve sistem tarafından değersiz görülen insanların hayatlarını anlatıyor. Gu ve Dam hiçbir zaman parlak bir geleceğe sahip olamadılar; çünkü yaşadıkları düzen onlara bunu vaat etmedi. Paralel anlatı yapısıyla hem Dam’ın hem de ölmüş Gu’nun sesini duyuyorsun. İkisi de geçmişe bakıyor, ikisi de birbirini düşünüyor. Bu yüzden kitap yalnızca bir yas hikâyesi değil; aynı zamanda geride kalanların, tutunmaya çalışanların ve görünmez insanların hikâyesi. Kore’de kitap en çok şok edici konusu nedeniyle değil, yoksulluk, yalnızlık, gençlerin çıkışsızlığı ve kapitalist düzen eleştirisi nedeniyle konuşulmuş. Okurken bunu hissetmemek mümkün değil. Karakterlerin yaşadığı açlık yalnızca bedensel değil; sevgiye, güvene, ait olmaya ve insanca yaşamaya duyulan bir açlık aynı zamanda. Bir de kitabın adı ilgimi çekti. Korece orijinal adı 구의 증명 (Gu'nun Kanıtı). İngilizce baskıda Hunger adı tercih edilmiş. İlginç olan şu ki iki isim de kitabın farklı bir yarasına dokunuyor: biri eksikliği ve açlığı, diğeri ise bir insanın geride bıraktığı izin, varlığının ve sevgisinin kanıtını. Kitabı bitirdiğimde iki ismin de hikâyeyi farklı açılardan tamamladığını düşündüm. Kısa ama çok ağır bir kitap. Bir oturuşta bitirip ardından uzun süre başka bir şeye odaklanamayabilirsiniz. Kesinlikle herkese göre değil. Ama doğru insana, doğru zamanda denk gelirse içinizi
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026407 okunma
Çarpıcı
7/10
·136 syf.··
2026 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:41
Ben galiba uzak doğu edebiyatını cok seviyorum. Japon olsun Kore olsun ne zaman okusam bu aykırılık cok hoşuma gidiyor. Bir tek Çin okumadim Mo Yan ile tanışmayı cok istiyorum. Kitaplar boyle durgunmuş gibi hissettiriyor ama arka sayfaya geçince birdenbire bir tokat yiyorsunuz. Açlık böyleydi bence tamamen. Tabusuz en başta. Çarpıcı. Yazım tarzı cok hoşuma gitti ama beklentimi karşılamadıgi birtakım yerler de vardı. Spoi Mesela Gu'nun ölu halini, Dam'ı izlerken daha cok okumak isterdim. O ölüm sonrasi olanları daha cok anlatsın isterdim yazar, ölüm oncesi yasanmislari degil de... Bir de Gu'nun aldatmasına ragmen Dam'ın cok da oralı olmamasi... ne biliyim bayat tadi verdi orası. Sonuçta tek bir defa olan bir şey degil. Hani ikinci olanda kadınlara jigololuk yaparken Dam hic mi rahatsız olmadi bundan ya da hic mi haberi olmadi? Bilemiyorum. Okumadık orayi. Spoi son Bence buralar eksik kalmıştı. Onun disinda sevdim. Bu kitap Vejetaryen ile cok karsilastiriliyormus. Henüz okumadim sıra onda bakalim :)
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026407 okunma
Reklam
Reklam