Gözleri, sadece gözleri, sıkılmalarının, ne istediğini bir türlü bilememenin ve belki de bu yüzden karşısına çıkan yeni ve yabancı yaşamlar dokunmak isteyişinin, sürüklenişlerden kurtaracak ve sıfırdan başlama şansı verebilecek, bir çeşit tutunma çabası olduğunun farkındaydı.
Kitabın yazarının zihnimde oluşturduğu iyimser bakış açısı sonlara doğru anlamsızca bozuldu. Hikayeyi bitirdiği kısma geldiğinde "Neden böyle saçma düşündün ki?" demek istedim. Mevlana'nın Şems için herşeyinden vazgeçmesinin üzerinden örnek verip, güzelleyip sonra hiç yoktan kendi aşkından vazgeçmesi, korkması ilginç geldi. Bıktık bu korkaklardan!