Çünkü bazen
sonuç hayal ettiğimiz gibi olmaz.
Bazen zihninde yarattığın şey,
fırçandan tuvale akmaz.
Ve işte o zaman anlamaya başlarsın
bir şeylerin çok ama çok yanlış gittiğini
ve asla eski hâline dönemeyeceğini.
Herkes hata yapar, tökezler, mücadele eder ve utanır. Bana göre, bu anlarda herkesin ihtiyaç duyduğu şey, süreci anlamdırmaları için zaman, bir hatadan ya da kazadan dolayı sonsuza dek yargılanmayacaklarını bilmeleri için zarafet ve olayları perspektife oturtarak ilerleyebilmeleri için alan sağlanmasıydı.
Her problemin bir çözümü vardı ama her çözümden sonra mücadele edecek yeni bir problem, üstesinden gelinecek yeni bir görev olurdu. Bir şeyi çözdükten sonra durmazdınız. Devam ederdiniz; yeni bir yol, yeni bir yön bulurdunuz, daha iyisini yapmaya ve daha iyisini yaratmaya çalışırdınız. Bir şeyi yıkmak bir son değildi; daha güzelini, daha iyisini, daha doğrusunu yapmakla sona ulaşırdınız. Ya da belki son hedef diye bir şey hiç yoktu. Bir şeyi başarırdınız ve sonrasında değişirdiniz, başka bir şeyi başarmaya hazır olurdunuz. Birbiri ardına problemleri çözerdiniz; ta ki dünyayı değiştirene dek.
Sayfa 333 - Yabancı Yayınları, Emika Chen·Kitabı okudu