Doğum anında her kadın aynı tecrid havası içinde, sanki terk edilmiş gibi yapayalnızdır. Bu hayati anda erkeğin rolü, sanki bu hâdise ile hiçbir ilgisi yokmuş da her şey teberrüken oluvermiş gibi, tamamiyle saded dışında kalmıştır.
Görüyorum ki herkes, sadece basit, amelî meselelerde kendinin haklı olduğunu isbata çalışıyor, iktidarı ellerinde tutanlara gelince, onlar “biz asla yanılmayız, katiyen hata etmeyiz!” diye bir efsane yaratıp efsaneyi idame ettirebilmek için öylesine çırpınıyorlar ki, hakikatleri görmemek için âzami gayret sarfetmek zorunda kalıyorlar.