"...
Fakat acıdan kaçmaya çalışırken yaptığımız her şey bize acımızı daha sık hatırlatır çünkü zihnimizin acıdan kaçmak için önerdiği şeyleri yaparken bir yandan da acımızı kontrol edip şiddetini ölçeriz."
...
"Mesela, balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerinin boşa geçtiğinden şikayet ediyor. Sürekli inleyip, sızlanıp, her şeyden yakınıyorlar. Gerçekten yaşam denen şey sadece küçük bir yerde dolanıp durduktan sonra yaşlanmak mı, yoksa bu dünyada başka türlü de yaşamak mümkün mü diye öğrenmek istiyorum."
Niye yazıyorum ki bunları.
İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz ama. Bizi farkedince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım.
Gelecektim. Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim. Ona böyle yazdım. Merhametle bakarak gülümsedim. Görünüşü acımayı da zorlaştırıyor insana...
Cahit Zarifoğlu