Keyfin yerindeydi aslında ama biraz tartakladılar galiba? Aaah... Neyse... Çok yazık... Onlara bir tokat bile atamayacak kadar korkak bir süt çocuğusun. Bu yüzden dayağı da yedin. Ne demişler? Başa gelen çekilir. Belki sonraki hayatın daha iyi olur.
Gerçek bir Tanrı'nın sınırsız yokluğundan oluyor bunlar, yokluk ise boş bir ceset, derin göğün, tutsak ruhun cesedi. Sonsuz hapishane - sonsuzluğun yüzünden, nereye gitsek kaçamayız senden!
Peki, kim kurtaracak beni var olmaktan? Ne ölümdür istediğim, ne de hayat: sıkıntılarla kuşatılmış arzularımın derinlerinde, ulaşılmaz bir mağaranın dibinde olduğu düşlenen bir elmas gibi parlayan öteki şey. Bu gerçek ve imkansız evrenin olanca ağırlığıdır o, yabancı bir ordunun olmayan bir havada usulca solan renklerin sancağıdır, havada ise, donuk, elektrikli bir beyazlık içinde uzak, duyarsız kıyılarıyla düşsel bir hilal yükselir.