Sib

Sib
@danbi_
Lisans
İstanbul
Ankara, 23 Mart
56 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı

Sib

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.·
2026 22. kitabı
Halide Edib Adıvar
8.1/10 · 22,8bin okunma
Reklam
Hele, bu donmuş alem içinde, sevinçli bir adam görmek kadar anormal bir şey olur mu? Bu toprak duvarlar, örüldükleri günden beri mutlaka hiçbir kahkahanın aksi ile çınlamamıştır. Bu durgun tevekkül havası, hiçbir şenlik gürültüsüyle dalgalanmamıştır. Mehmet Ali'nin üç-dört yıllık bir ayrılıktan sonra evine geldiği gece gözümün önünde: Sessizce, lambayı yere koyup çekilen ananın gölgesi. Sıska bir çocuğun acıklı, kısılmış yüzü. Mehmet Ali'nin düğünü gözümün önünde O gün her günden daha kasvetli, daha ağır bir gündü. Zurna çatlak, oyunlar isteksiz ve yemek tatsızdı.
Dünyadan elini eteğini çekmiş bir kimse için Anadolu'nun bu ücra köşesinden daha uygun neresi bulunabilir? Ben, burada diri diri, bir mezara gömüşmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli, bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır. Daha otuz beşimize basmadan her şeyin bittiğini, işin tamam olduğunu; aşkın, arzunun, ümit ve ihtirasın artık bir daha uyanmamak üzere sönüp gittiğini kendi kendimize itiraf etmek; kendi kendimize, bütün mutluluk ve başarı kapılarının kapandığını söylemek ve gelip, burada bir ağaç gibi yavaş yavaş kurumağa mahkum olmak. Böyle mi olacaktı? Böyle mi sanmıştım? Lakin, işte böyle oldu ve böyle olmadı lazımdı. Mehmet Ali bana, "Gel beyim, seni bizim köye götüreyim; buralarda, yalnız başına sersebil olursun," dediği vakit, bir Anadolu köyünün ne olduğunu bilmiyor değildim. Mehmet Ali bana, "Gel beyim, seni bizim köye götüreyim," dediği vakit, bu köyü, kafamın içinde olduğu gibi görmüştüm.