Özgür Düşünce ( Libre Pensee)
En karşıt kamplarda, kabul edilmiş ve dokunulmazlığı belirtilmiş doğruya karşı çıkmağa yeltenen kişiye ‘‘düşman’‘ işlemi uygulamak her zaman görülen bir şeydir. Bazen öldürülür o kişi ya da ‘‘tarziye’‘ vermesi; ya da özeleştiri yapması istenir.<<Başkalarından ayrı>> konuşmağa kalkan kişiye bağrılır:<<Rezalet !>> ve eklenir:<<Vay bu rezaleti getirenin haline !>> Ama, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılıyor ki, büyük insani ilerlemenin çoğunu tarihin bir anında <<skandal>> çıkarmak yürekliliğini göstermiş özgür-düşünürlere borçluyuz. ( Resim: 31 Temmuz 1703'te “Robinson Crusoe” nin yazarı Daniel Defoe, “din özgürlüğünü savunan hicivli bir broşür yazdığı için “seditious iftira” için başına pranga geçirilip bir süre sonra ceza olarak hapsedilmiştir. ) Albert Bayet
Felsefe
Batı Edebiyatı Önemli kişiler
BATI EDEBİYATI A) ESKİ YUNAN VE LATİN EDEBİYATI Batı edebiyatının kaynağı, Eski Yunan ve La tin edebiyatlarıdır. İsa'nın doğumundan dokuz yüzyıl öncesine giden ve MÖ II. yüzyıla kadar sü regelen Yunan edebiyatının ana kaynağı, Homeros'un llyada ve Odysseia destanları sayılır. Eski Yunan ve Latin edebiyatının önemli sanatçıları şunlardır: 1. HESİODOS: — Didaktik bir şairdir. Didaktik şiirin kurucu su sayılmaktadır. — Yurttaşlarını şiir yoluyla eğitmeye çalışmış; onları adaletli olmaya ve çalışmaya çağırmıştır. — Köylü hayatını ve insanların günlük işlerini anlatan ilk şairdir. — İşler ve Günler, en önemli eseridir. 2. SAPPHO: — Yunan edebiyatının en büyük lirik şairi sayıl maktadır. — Şiirlerinde özellikle aşk temasını işlemiş; aş kı, Tanrı'nın bir nimeti olarak görmüştür. Yaşadığı çağdan başlayarak, ünü gittikçe ge nişlemiş, kendinden sonraki bazı Yunan ve Latin şairlerini etkilemiştir. — Sappho'nun şiirleri dokuz ciltte toplanmıştır. Şiirlerinden 170 kadar küçük parça kalmıştır. 3. AİSOPOS: — Yalnız fabl türünde yazmıştır. Fabl türünün kurucusu sayılmaktadır. Anlattığı masalların konularını, gezileri sırasında uğradığı Doğu memleketlerinden topladığı tahmin ediliyor. Batı edebiyatında fabl türünde yazan şairler üzerinde derin etkisi görülür. Özellikle, Fran sız şairi La Fontaine, ondan çok yararlan mıştır. — Fabiler adlı bir eseri vardır. 4. AİSKHYLOS: — İlk büyük tragedya şairidir. Tragedyanın gelişmesinde büyük payı vardır. — Eserlerinde gelenekleri ve ahlakı savunur. — Onun eserlerinde insanlar tanrıların iradesiy le hareket eden yaratıklar olarak gösterilir; bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, alınyazılarının dışına çıkamazlar. — Doksan kadar eser yazmış olan Aiskhylos'un yalnız yedi tragedyası elimize geçmiş, diğer leri kaybolmuştur. 5. SOPHOKLES : —
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
adalet haksız olana zalimlik gelir
tehlike korkusu, tehlikenin kendisinden on kat daha tehlikelidir.. korkaklar, tehlike olmayan yerlerde daima cesur olurlar. -- Daniel Defoe
Alıntı
24 Nisan… Daniel Defoe’nun aramızdan ayrılışının yıldönümü. İnsan ruhunun değişkenliğini, zamanın kırılgan aynasında en yalın haliyle anlatan kalemlerden biriydi. “Koşullar değiştikçe eğilimler de nasıl gizemli kaynaklar tarafından alelacele değiştiriliveriyor! Bugün sevdiğimizden yarın nefret ediyoruz.” Onu, insanın içindeki o görünmez dönüşümleri cesaretle yazdığı için hatırlıyoruz. Edebiyatın hafızasında yaşamaya devam ediyor. Daniel Defoe
Edebiyat
Kazıntı: Mahlas Geleneğinin Arkeolojisi ve Çoklu Benliğin İzleri
Persona yaratma eylemini edebiyatçıların mahlaslarına benzetiyorum ve bunun bir "içsel keşif" alanı olduğunu düşünüyorum. Bu gerçekten çok kıymetli. Yazarların çoklu kimlikleri ve şairlerin hülyalı zengin dünyaları iyi ki düşlerin pusulası olarak her defasında istençle açıp okuyabileceğin kitaplara dönüşüyor. Yazma geleneğine tav olmamak elde değil. Nasıl ki, birden fazla isimle yazma geleneği, yaratıcılığın kapılarını aralayan güçlü bir araçtır. Son zamanlarda önceye nazaran odağımda yerini daha sağlam almış isimler var ve sayıları elbette çok. Ben şimdilik birkaçından başlayarak devamının da geleceğini varsayarak kendi okuma dünyama not düşmek istiyorum. Bu da benim kazıntım olsun. Mesela taradığım kılavuzların peşi sıra şu an klavyeye abanırken aklıma gelenlerde Daniel Defoe neredeyse 200 mahlas kullanırken Agatha Christie farklı mahlaslarla yazmanın yarattığı özgürlüğü deneyimlemiştir; Louisa May Alcott ise 30 civarında takma isimle yazarak bu pratiğin ne kadar yaygın olduğunu göstermiştir deniliyor var. Daha da açılır. Gibi gibi. Şu ki kurmaca alter egolar (gerçek olmayan, hayal ürünü öteki benlik) romancıların hayat buldurduğu ikinci benlikleri konu alan eserler, benim düşünce dünyama ışık tutuyor. Yazar ve eserleri arasındaki sınır söz konusu olduğunda, yazarın veya karakterlerin kısa yaşam öyküsü bağlamında bir yazarın yarattığı altı ya da birden fazla olup bundan daha az veya daha çok karakteri kontrol etmeye çalışmasını anlatan metinler on numaradır şüphesiz. Yine, genelde fiziksel bir dirilmeden çok, karakterin hayatında yaşadığı yeniden toparlanma, kendini bulma veya dönüşümü ve kendine hayat bulan karakterlerin yazarını nasıl ele geçirdiğini sorgulamak şahane bir uğraşıdır. Bu şahanelikte kaybolmayı gerçekten seviyorum. Bir ismin altında gömülü yüzlerce
Defoe yazılarında sık sık cinayete niyet etmenin işlemekle aynı şey olduğunu vurgular.