Karanlığın kalbinde, ışıkla yoğrulmuş,
Bir varlık belirdi, gölgeden kurtulmuş.
Başı üstünde boynuz, arkasında kuyruk,
Ama giymiş üzerine insanlık bir urba.
Elinde bir sigara, ince bir duman,
İnsan mı, şeytan mı, belirsiz bir an.
Alevler yükseliyor, kızıla bürünmüş,
Kendi içindeki cehennemi mi görüyor, gülümsüyor?
Belki de bir tanrı, unuttuğu tahtın,
Ya da bir kurbanı, yanan vicdanın.
Gözleri karanlık, bakışı bir kuyu,
Hangi hakikatin peşinde, bu sonsuz uyku?
Her nefeste duman, birer anı gibi,
Kendi ateşinde kavrulan, bir kurban gibi.
Hayat bir tiyatro, o mu başrolde,
Yoksa seyircisi mi, bu yanan sahnede?
Ateşin içinde, hem var hem de yok,
Bir bilmece gibi, cevabı çok.
Belki de bir ayna, insan ruhuna,
Karanlığı gösteren, korkusuzca.
Alev ve gölge, sonsuz bir dans,
İnsan olmanın, en karmaşık anı...
Bu varlığın sırrı, bizim de sırrımız,
Ateşten doğduk, karanlığa koşarız.