*spoiler vermeden mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışacağım.* 'ne oldu, nereye gidiyor, kimden bahsediyor bu adam..' derken, birden aslında hepimizden bahsettiğini anlamaya, içimizde sakladıklarımızı bir nebze olsun belirginleştirmeye çalıştığına ve sağlam bir silleyle bize kattığı farkındalıklara şahit oluyoruz. okurken içinde; seni, beni, bizi bulacağın türden. sayfa sayısına aldanıp (hoş dostoyevski neticede..) çerezlik zaten demeyin. sizi çekirdek diye çıtlar..