"nefret ediyorum benimle konuşma tarzından
ve saç traşından.
nefret ediyorum araba sürmenden.
nefret ediyorum gözlerini bana dikmenden.
nefret ediyorum o aptal koca asker çizmelerinden
ve aklımdakileri okumandan.
senden o kadar nefret ediyorum ki, bu beni hasta ediyor
ve hatta şair yapıyor.
nefret ediyorum hep haklı olmandan.
nefret ediyorum yalanlarından.
nefret ediyorum beni güldürmenden.
daha da kötüsü beni ağlatmandan.
nefret ediyorum etrafımda olmamandan.
ve dahası telefonları açmamandan.
en çok nefret ettiğim şey ise senden nefret edemiyor oluşum.
birazcık bile."
"-Eğer söylediğiniz doğruysa ve onu bulursam, zembereği kurabilirsem, çevremdeki yaşam normale döner mi acaba?
-Bilmiyorum, dedi.
-Kimse bilemez, dedim.
'Dünyada bilinmemesi daha iyi olan şeyler vardır.' demişti Teğmen Mamiya."
"Acı geldiği zaman bedenimden ayrılırım. İstenmeyen bir misafir geldiğinde yan odaya geçip rahat rahat uyumak gibi bir şeydir bu. Acının bedenimi sardığını hissederim. Varlığını hissederim. Ama ben orada değilim. Bitişik odadayım. "