Merve

Merve
@darkspacex
En mutsuz yaşamda bile yıldızın parladığı anlar, kum ve çakıl taşları arasında küçük çiçeklerin açtığı anlar vardır.
"Diyelim ki, sezmiyorlardı, onların dünyasında yoktum, etkileyemiyordum onları; varlığımın yolu, benim yolum onların dünyasından geçmiyordu; varlığımı nelere benzetirsek, hiç değilse güçlü bir kolum, onların yaşamının dışında akıp gidiyordu."
Sayfa 246·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
"İki kişinin yetersizliği" sözünü iyi anlayamamışsın. Şunu anlatmak istemiştim: Ben kendi pis yaşamımda yaşıyorum, bu beni ilgilendiren bir şey. Ama seni de çekersem bu pisliğin içine, o zaman iş değişir; yalnız sende yok olacağımdan değil, buna aldırmam, çünkü başkasında yok olmam onu ilgilendireceğine göre, beni üzmez; üzücü yanı: kendi pisliğimi sende görür, pis olduğuma büsbütün inanırım -üstelik- kurtuluşum daha da güçleşir: Güçleşir ne demek? Kurtulamam! (Her bakımdan kurtulamam, ama bu konuda daha da güçleniyor kurtulamamak.) İşte bu, ölün terleri döktürüyor bana...
Sayfa 244·Kitabı okudu
Edebiyat
'' Bir tek şey biliyorum: Gürültü, patırtı istemiyorum, karanlık olsun istiyorum, bir yerlere gizleneyim diyorum, bunu istiyorum işte, bunu arıyorum, bunun ardından gideceğim, elimde değil.''
Sayfa 241·Kitabı okudu
Edebiyat
''En çok seni seviyorum'' diyorum, ama gerçek sevgi bu değil belki. ''Sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla'' dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki.
Sayfa 240·Kitabı okudu
Edebiyat
''Durumumuz aşağı yukarı şöyle: Ben bir yerlerde, pis bir çukurda yaşayan (çukurun pisliği benim orada oluşumdan), ormanları tanımayan yabanıl bir hayvandım. Birden seni gördüm ışıklar içinde, aydınlıkta, o güne kadar gördüğüm en güzel şeyi, seni: Unuttum olup bitenleri, kendimi unuttum, kalktım ayağa, sana yöneldim. Bu yeni, bu ülküsel özgürlük içinde kuşkuluyum gene de, ama yaklaştım, yanındayım artık... Öylesine iyi davrandın ki, hakkım varmış gibi sokuldum sana, yüzümü, gözümü ellerine sürdüm, mutluydum, her şeyden kopmuştum artık, böbürleniyordum da, kendimi güçlü duyuyordum, evimde gezer gibiydim. (Durmadan bu ev sözü...) Oysa yabanıl bir hayvandım, benim yerim ormandı, ancak senin bağışınla yaşayabilirdim bu aydınlıkta unutmuştum olup bitenleri, ama başıma gelecekleri gözlerinde görmüştüm. Süremezdi ki... Okşuyordun beni, ama, görecektin yabansı yanlarımı, gerçek ülkemi yadsıyamazdım, ormanı anımsatacaktım sana.''
Sayfa 239·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam