Teori ve Pratik
Puan vermedi
Turgenyev'in “Rudin” romanını okurken, teori ile pratik arasındaki fark üzerine çok düşündüm. Rudin bilgili, etkileyici konuşan ve çevresindeki insanları düşünceleriyle etkileyebilen bir karakter. Ancak hayatının dönüm noktalarında aynı kararlılığı gösterememesi, onun en dikkat çekici özelliği olarak karşıma çıktı. Rudin aydın bir Rus genci, Almanya da tahsil görmüş, Hegel in kölesidir. Rudin köyün birine misafir olarak gelir ve bilgisiyle oradakileri etkiler. Yaklaşık iki ay bir evde misafir kalır o sırada evin kızı Natalya’ya aşık olur. Kız da ondan etkilenir. Anne Darya Mihaylovna durumu duyunca bunun imkansızlığını kızına anlatır. Natalya aşkıyla özgürlüğü seçtiyse de Rudin bunun yazgı olduğunu ve boyun eğmek gerektiğini söyler ve oradan uzaklaşır. Rudin sonra 1848 Fransız da ihtilal sırasında mücadelesinde yaşamını yitirir. İdealleri uğruna ölür! Birbirlerini sevmelerine rağmen Rudin'in mücadele etmek yerine kaderine boyun eğmesi, onun düşünceleriyle davranışları arasındaki çelişkiyi açıkça gösteriyor. Aslında Rudin, birçok insanın yaşadığı bir sorunu temsil ediyor: Doğru olanı bilmek ama onu gerçekleştirecek cesareti her zaman bulamamak. Romanda bazı düşünceler oldukça anlamlıydı. Özellikle “Kendinden emin ol ki, başkaları da sana inansınlar.” sözü bana özgüvenin ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Bunun yanında “Bir yargıya varmış kimseye bu yargısının yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışmak yersizdir.” sözü de insanların düşüncelerini değiştirmenin ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Şiir hakkında söylenen “Şiir tanrıların dilidir. Şiir sadece dizelerde bulunmaz, çevremizdeki her yerdedir.” düşüncesi ise hayata farklı bir gözle bakmamı sağladı. Mutluluk ile ilgili “Hiçbir şey geç gelen mutluluktan daha kötü ve gücendirici olamaz bence” cümlesi ise zamanında
RudinIvan Turgenyev · Karınca Yayınevi · 2006994 okunma
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Tolstoy bu romanın gözlerimizi 1873 yıllarındaki Rusya'sına, bir ailenin kopma noktasında açtırıyor. Stepan Arkadyiç, evli olmasına rağmen kendine sahip çıkamayan hovardanın önde gidenidir. Karısı Darya artık onu bırakma bırakmama durumunu düşünmeye başlamış evde soğuk rüzgarlar eser. Evdeki bu durumu düzeltmek için Stepan'ın kız kardeşi Anna yola çıkar. Anna, güzeller güzeli Anna her girdiği ortamda tüm gözleri kendine çeviren, toplum tarafından gıpta ile bakılan bir kadındır. Eşi Aleksey Aleksandroviç Karenin ondan yaşça büyük, işinde gücünde olan bir siyasetçidir. Anna tren istasyonunda Vronskiy ile karşılaşır. Bu karşılaşma geleceği yeniden kuracaktır. İşte bu karşılaşmada ikili birbirine aşık olur. Anna evli ve cok sevdiği bir oğlu vardır. Vronskiy ise sosyete de peşinde koştuğu Darya'nın kız kardeşi Kiti ile bir ilişkisi vardır. Tabii ki bu saydıklarımın hiçbiri onlara engel olmaz. Anna genç yaşta kendisinden yaş olarak büyük bir adamla evlenmiştir ve evliliği aşk üzerine kurulmamış, ona da verilmemiştir. İlk defa Kalbi çarpmış, heyecanı Vronskiy'de hissetmiştir. Vronskiy'nin gözü Anna'dan başkasını görmez. İkili alenen bir şekilde ilişkiye başlar aşklarını doruklarına kadar yaşarlar. Anna'nın eşi bi salak olmadığı için durumu anlar ve buna bi son vermesini ister. Tabii ki bu 'bitir' denilip bitecek bir şey değildir. Hatta üstüne Vronskiy'den çocuğu bile olur. Eşi her şeye rağmen onun affetmeye hazırken bunu kabul etmez. Bu üçgen bir türlü çözülmedikçe sinir oldum. Adam karısını boşamıyor? Boşasana yahu seni istemeyen bi insan ile ömür geçer mi? Bir de aklımı kurcalayan bir şey var Anna boşansa bile Vronskiy ile evlenemez mi? Buna dair bi şeyler geçti de kafam karıştı. Ardından adam boşanmak için oğlunun kendisinde kalmasını şart koşuyor bu sefer bunu Anna kabul
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam
Babalar ve sadece birkaç saniyeliğine ilgi gören çocuklar
Puan vermedi·
— Dolli! -dedi Stepan Arkadyiç hıçkırarak.- Tanrı aşkına, çocukları düşün, onların suçu yok. Suçlu benim, beni cezalandır, suçumun bedelini bana ödet. Elimden geleni yapmaya hazırım! Suçluyum, ne kadar suçlu olduğumu ifade edecek sözcük bulamıyorum! Ama beni affet Dolli! — Sen çocukları, onlarla oyun oynamak istediğinde ha- tırlıyorsun, benimse hep aklımdalar ve şu anda perişan bir durumda olduklarını biliyorum, -dedi Darya Aleksandrovna.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
SPOİLER İCERİR !!!!
9/10
·525 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 17:50
Eserimizin 4. ve final cildinde,MAYİS 1919 ile MART 1922 arasında geçen olayları bize anlatır. Tümgeneral KRASNOF Don kazaklarinin Atamani seçilir,PİYOTRA kızıl karşıtı cephede yer alarak onlara karşı savaşır. GREGOR düzenli Ordu'da Tümgenerallige yükselmiştir,emrine bir Alay verilip komuta etmiştir. AKSİNYA köyüne döner ve yıkılıp harabeye dönen evini onarır ve tekrar MELEKOFlara komşu olur. İç savaş iyice kizisip ortalık karıştığında GREGOR köyüne geri döner ve kizillara karşı savaşmaya karar verir. AKSİNYAnin eski sevgilisi ve bir zamanlar GREGORunda çiftliginde çalıştığı YEVGENİ LİSTNİTSKİ savaşta bir kolunu kaybeder ve en yakın arkadaşı savaşta ölürken kendisinden söz aldığı eşi OLGA ile evlenir ve tekrar çiftliğe yerleşir.Bunun üzerine AKSİNYA çiftliği terkederek,köyüne döner. İç savaş öyle siddetlenirki ihtiyar PANTELEMİON bile askere çağrılır.ve cepheye gider ,bir yolunu bulur kaçar ,rapor alır ve tekrar köyüne döner. PİYOTRA iç savaşta ölür. Bu arada GREGORUN hanımı NATALYA üçüncü cocuklarina hamiledir,ama GREGOR köye izine geldiğinde tekrar AKSİNYA ile konuşup görüştügunu öğrenince bu çocuğu doğurmak istemez .Köyde yaşlı bir kadının hijyen olmayan ortamda yaptığı kürtajdan sonra bir kaç gün içinde kan kaybından ölür. MİŞATKA ve POLYUŞKA annesiz kalır. PİYOTRA amcalarinin karısı DARYA da Don nehrinde intihar ederek boğulur.İhtiyar PANTALEİMON da TİFÜS den ölünce ,MELEKOF ailesiden bir yılda 4 kişi vefat etmiş olur ,İhtiyar İLİNİÇKA, kızı DUNYA ,tekrar cepheye dönmüş GREGOR olmak üzere 3:kişi kalmışlardır . DUNYA ile MİŞA KOŞEYOV evlenir ,Yaşlı ihtiyar İLİNİÇKA ise cephedeb bir türlü dönmeyen oğlu GREGORu göremeden ölür.Artik küçük çocuklara MİŞATKA/POLYUŞKA ya halaları DUNYA dan başka sahiplenecek kimse kalmaz. Açlik,Bulaşıcı
1000Kitap
Ve Durgun Akardı Don 4Mikhail Sholokhov · Ağaoğlu · 08 okunma
9/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 00:35
Ülkemizin doğa betimlemelerini,yöresel konu ve kişilerini(çukurova),aileler ve toprak agalarini en iyi işleyen usta kalem Yaşar KEMALin ,Rus versiyonu olan ŞOLOHOV bu muazzam eserinde bizi DON nehrinin kenarında VİYEŞENSKA nahiyesinin TATARSK ve YAGODNE köylerinin yaşantısına adeta çekiyor.Bu eser 1965 NOBEL EDEBİYAT ödülü almıştır.4cilt ,yaklaşık 1800 sayfa olan bu romanda :Osmanlı/Rus savaşında bir Türk kadınıni esir alarak evlenen PROKOFFEY MELEKOF adlı don bölgesi kazak askerinin ailesi ile başliyor ,bu ailenin erken doğan önceleri zayıf olup sonra gürbüzlesen oğlu PANTALEİMON evlenip , PİYOTRA,GREGOR adında iki oğlu DUNYA adında bir kızı olmuştur.Pantaleimonun hanımı İLİNİÇKA ,piyotranin hanımı DARYA,darya ve piyotranin kızı MİŞKA olmak üzere 7 kişilik bir ailedir.Tatarsk köyünde yaşamaktadırlar .çiftçilik ,balıkçılık,hayvancılıkla uğraşırlar.MELEKOF ailesi köyde sevilip ,sayılan bir ailedir . Bu köyde ayrıca MOKOF,KORŞUNOF,ASTAKOVA isimli aillerde yaşamaktadır.Romanimizin ana karakteri GREGOR(GRİŞKA) MELEKOF aynı köyde evli bir kadın olan AKSİNYAya aşık olur ve aşkının karşılığını bulur ama gregorun bu yasak ilişkisi köyde duyulur ve gregorun babası oğlunu bu iddaalardan arındırıp ,kurtarmak için Gregoru, köyün en varlıklı ailesinin kızı olan NATALYA KORŞUNOF ile evlendirir.Daha sonra köyde olaylar karışır ve 1. Dünya savaşı başlar GREGOR,abisi PİYOTRA,sevdiği kadının kocası STEPHAN cepheye çağrılır.Ozellikle 1. Cildin son bölümlerinde yazar bize savaşın kötü ,acı,kanlı yönlerini cephenin icindeymisiz gibi anlatıyor .Yaşar KEMAL sevenler muhakkak okumalı bu eseri.
1000Kitap
Ve Durgun Akardı Don 1Mikhail Sholokhov · Ağaoğlu Yayınevi · 011 okunma
Ben asıl kendimden korkuyorum birine olan sevgimin sönmesinden
Puan vermedi·904 syf.·
2025 55. kitabı
Selam herkese:) Ecinniler ~ 8.5/10 Bir kasabada başlar her şey. Akıllar fikirle, kalpler hırsla, diller devrimle doludur. Ama kimse kendine karşı dürüst değildir. Her karakter bir fikirle yanar ve o fikirle birlikte yok olur. Romanın merkezinde Stavrogin vardır: karizmatik, sessiz, tehlikeli. Onu seven kadınlar -Liza, Marya, Darya- aslında kedi kurtuluşlarını arar onun yüzünde. Stavrogin, sevilmeyi hak etmediğini bildiği halde sevilmek istiyor. Liza, karanlık bir adamın içinde hâlâ ışık arıyor. Marya, masumiyetin kurbanı oluyor. Darya, sessiz kalıyor. Stepan tövbe ediyor. Ve sonunda, herkes kayboluyor. Bu kitapta mutlu son yok. Çünkü Ecinniler, insanın kendi içindeki boşlukla yüzleşmesidir. Bir aşk hikayesi gibi başlar, bir inanç sorgulamasıyla biter. Ama Dostoyevski bize gösterir ki: “İnsanın kurtarıcısı da mahkûmu da kendisidir.” Dostoyevski burada, bir dönemi değil insanın ruhundaki şeytanları anlatıyor. Bence bu kitap kolay anlaşılmak için değil; insanı sarsmak için yazılmıştır. Okurken olaylar kopuk gelir, karakterler karmaşık görünür, ama sayfalar ilerledikçe fark edersin ki: kopuk olan hikaye değil, insanın kendi iç dünyasıdır. Ecinniler, politik bir roman gibi başlar ama varoluşçu bir trajediye dönüşür.  Dostoyevski burada modern insanın en temel sorusunu sorar: “ Tanrı yoksa, ahlak nedir? sevgi neden var?” Ölümler: Her Biri Bir Sembol • Stavrogin kendini asar — çünkü Tanrı’sız bir zekâ, kendi ağırlığı altında ezilir.
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Reklam
Reklam