Ölüm anında tensel beden ile tinsel beden birbirlerinden ayrılmaktadır. Sıradan zamanlarda bu iki
beden birbiriyle çok sıkı bir ilişki içerisinde oldukları için ayrımlarına varmak güçtür. Ancak ölüm
anında, ölüm gerçekleşmeden hemen önce, iki beden artık birbiriyle özdeşleşmemeye başlar. Artık
ikisi ayrı yola gidecek, tensel beden fiziksel elementlere karışırken, tinsel beden yeni bir doğuma, yeni
bir şekle, yeni bir rahme doğru kutsal bir yolculuğa çıkacaktır.
Yüreğinizi izlediğiniz zaman deneyimleyeceğiniz şey, sizi artık hiçbir şeyin ele geçiremeyecek
oluşudur. Üzüntü gelir ve geçer, üzgün olmazsınız. Mutluluk gelip geçer, mutlu da olmazsınız.
Yüreğinizin derin katmanlarında yaşanan kıpırdanmalar sizi hiçbir şekilde etkilemez. Hayatınızda ilk
defa, ustalığın ne anlama geldiğini az çok da olsa tatmış olursunuz. Artık önemsiz şeyler için ne bir
kimsenin, ne de bir duygunun bir o yana, bir bu yana doğru çekiştirip durduğu bir köle olmaktan
kurtulmuşsunuz demektir.
Hiç farkettiniz mi? Katlanılmaz acı diye bir şey yoktur. Katlanılmaz acı yalnızca dilde varolabilir, her
acı katlanılabilirdir. Acı katlanılmaz olduğu an zaten baygın düşersiniz. Bilinç acıya katlanmanın bir
yoludur.