Ben insan olmaktan gurur duyamıyorum, çünkü bu olayı dibine kadar yaşadım. Yalnızca onu yoğun biçimde yaşamayanlar insan olmaktan gurur duyabilirler, çünkü onların yaptığı tek şey hâlâ in san olmaya çalışmaktır.
insanın dünyada yüzüstü bırakılmış, mutsuz bir hay van olduğuna, doğada daha önce hiç görülmemiş ve kendine özgü bir yaşama biçimi bulması gerektiğine gitgide daha çok inanıyorum. Sözde özgürlüğü ona doğadaki herhangi bir tutsaklıktan daha fazla acı veriyor.
Ahlakın sonsuzluk karşısında her şeye karşın kurtanlabileceğini savunanlar tamamen yanılıyorlar. Hazzın, küçük doyumların, günahın zaferine karşın, sonsuz luk karşısında, geriye yalnızca doğru davranışlarla ahlaka uygun işlerin kalabildiğini ileri sürüyorlar. Geçici düşkün lüklerle hazlardan sonra, sonunda -dediklerine göre- ka zanan iyilik, son gülen erdem oluyor. Akıllarından geçir medikleri şey şu: Sonsuzluk yüzeysel doyumlarla hazlan ortadan kaldınyorsa, adına erdem, doğru davranış, ahlaka uygun iş denen şeyleri de ortadan kaldırır. Sonsuzluk ne iyiliğin ne de kötülüğün zaferine vanr: O her şeyi geçersiz kılar. Epikürcülüğün sonsuzluk adına yerilmesi anlamsız dır. Acı çekmem adımı neden yaşamdan tat alan birinin- kinden daha kalıcı kılsın ki? Nesnel olarak konuşursak, bir başkası şehvete gömülmüşken, bir bireyin can çekişe rek kasılması ne anlama gelebilir?