Anlamanın getirdiği yüktü
Sıtma gibi dolaşan damarlarımda!
Anlamak çünkü gerçek delilikti
Ve Gerçeklik,
kendinden bile soğutuyordu insanı.
Sevgi, içimde biriken hiç kimseler yığınıydı
Ruhum, ölemeyen bir kuduz,
Kağıdı keserken körelen bıçak kadar yoruldum
Tünediğim her yer sahtelik sızdırıyordu,
Çünkü bir dili yoktur kalabalığın!
Fazlam elimde kaldı,
Hep eksiğimi aldılar...
Çabuk tanırım nemli gölgeleri,
O yüzden kimsem yoktur!
Yalnızlık, diri bir uykusuzluktur !
Her taraftadırlar ama hiç kimse yoktur,
Katresi içine düştüğünde anlarsın..
Mehmet
İlk insanın - geçmiş- sorununu ağzımızdan salya saçarak üstlendik! Ne müthiş bir buluş... bizim onu düşündüğümüz kadar o kendini düşünmemiştir. İntiharı tercih etse şeytan malulen emekliye ayrılırdı. Bu kadar gürültü patırtı, ne olduğumu anlayamadan ölmek için mi? İnsan kendine kendinden başka bir bela bulmak noktasında aciz...
Mehmet